ÜLKEMİZDE CEMAATLERİN ANITKABİR ZİYARETLERİ YAPARAK ZİHNİYET DEVRİMİ
Bana göre milletçe bir uyanma süreci yaşıyoruz. Bu uyanma sürecinde yeraltında olan etnik ırkçılar ve dinsel bölücüler yer üstüne çıkarak amaçlarını, ne yapmak ve ne yapılması gerektiğini açık açık söylemeye başladılar. Bu durumu ben yadırgamıyorum hat

Bayram Türkmez
golbasigazetesi@gmail.com - 05355673077“Türk Devleti Güçlüdür, Türk Milleti büyüktür. Birde, uyuyanları uyandıralım!
ÜLKEMİZDE CEMAATLERİN ANITKABİR ZİYARETLERİ YAPARAK ZİHNİYET DEVRİMİ YAPMASI GEREKİR
Ülke gündeminin etkisinde kalmayan var mı acaba? Sanmıyorum hatta etki alanında fazla kalıpta yorulanlarda oldukça çoğunluktadır.
Bana göre milletçe bir uyanma süreci yaşıyoruz. Bu uyanma sürecinde yeraltında olan etnik ırkçılar ve dinsel bölücüler yer üstüne çıkarak amaçlarını, ne yapmak ve ne yapılması gerektiğini açık açık söylemeye başladılar. Bu durumu ben yadırgamıyorum hatta memleketimiz için iyi bir gelişme olarak görüyorum.
Böyle olması, Türkiye sevdalıları, bu milletin akıncı beyleri ne ile mücadele edeceğini bilir. Düşmanı kim, dostu kim onları görür. İşte bu birikimi uyuyan bu ruhların uyanmasıyla göreceğiz. Onun için 100 yıl önce hain ilan edilenler ve onların peşlerinden gidenleri iyi görmek gerekiyor. Zaten, başka da yapılabilecek bişey yok.
Türk Milletinin tarih ve kültürünü gerek çalarak, gerek yozlaştırarak, gerekse birliği ve dirliğimizi aşındırarak, kutuplaştırıp bölücü hareketlerin önünü açarak sömürge ülkelerine 5. Kol görevi yapan etnik ırkçılar ve dinsel bölücüler 80 yılı aşkın süredir fütursuzca (demokrasi – insan hakları adına) faaliyetlerini sürdürüyor.
Günümüzde oluşan Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı cemaatlerin varlığı, etnik ırkçıların sistemli şekilde örgütlemeleri de ilmek ilmek dokundu. Artık ilmek ilmek dokunmaktan öte fabrika üretimi gibi seri halde çalışmaya başladılar.
“Terörsüz Türkiye” sloganı güzel bir söylem. Silahlı terör olan PKK’nin belleklerimizden çıkması önemlidir.
Buraya harcanan enerjimizi başka alanlara yani Silahsız Terör Gruplarına, bu ülkeyi kültürel, siyasi vb. şekilde bölmeye çalışanların yaptıklarına, yapacaklarına ve de tüm bunlara karşı nasıl durulacağı konusunda harcamamız gerekiyor. Tek yapmamız gereken birliğimiz, dirliğimizi sağlayıp, bölücülere karşı tepkilerimiz olacaktır.
Atatürk’e ve Cumhuriyete karşı duran cemaatlerin Atatürk ve Cumhuriyet ile de barışma zamanı çoktan gelmiştir.
Zira, bu cemaatler zaten emperyal güçler tarafından kullanıldığı gibi, içeride de etnik ırkçıların amaçlarına doğal olarak hizmet etmektedirler. Bu cemaatlerin biran önce Atatürk ve Cumhuriyet ile barışıp, Türk Milletinin birliğine, dirliğine, bütünlüğüne destek vermeleri gerekiyor. En basit olarak kendi içlerinde bir devrim yapıp, toplu halde Anıtkabir ziyaretleri yapsınlar, Yaşa Türk Milleti, Yaşa Cumhuriyet, Çok yaşa Atatürk diye haykırmalılar. Geriye doğru kin ve intikam duygularını atıp, sevgiyle, saygıyla bakmaları gerekmektedir. Bu şartlanmışlıktan kurtulmak kolay olmayacak ancak mesele memleket meselesi olunca bu konu da bir tercih yapmaları zorunludur.
. Aklıma FETÖ/PYD operasyonları geliyor. Gölbaşı’ndan da bir grup Fetö teröristliğinden hapise girmişti. 6 ay sonra çıktıklarında bazılarına geçmiş olsuna gitmiştik. Baktık ki bazıları bürolarına Atatürk posterin asmışdı. Hatta, sordum “Atatürk, posterini de asmışın, ne güzel” diye de…”İstanbul’dan bunun daha büyüğü ve görkemlisi gelecek, onu da asacağım.” diyerek bu devletin kurucusuna saygısını gösteriyordu.
Cemaatlerin, bir devrim yapması lazım. Yaşa Mustafa Kemal, Yaşa Atatürk, Yaşasın Cumhuriyet, Yaşasın Türk Milleti var olsun Türk Devleti… diye Türklük adına ne varsa söylemeleri lazım…İşte o zaman Türk Milletinin uyuyan hücrelerinin uyanmaya başladığını göreceğiz…
Bu durum aynı zamanda bu cemaatlerin aklın ve bilimin yolu ile tanışmalarına, İslamın neden yaşanılması gerektiğinin mantığını da/Bilim boyutunu da anlatmaları için bir fırsat olacaktır!
Ve herşeye rağmen uyanmıyorlar ise o zamanda etnik ırkçılara hizmet eden dinsel bölücüler olarak kalmaya devam edip, emperyal güçlere hizmet ederek ülkemizi geri kalmışlığa/ayrılıkçılığa yani kaosa sürüklediklerini/sürükleyeceklerini! görmek için müneccim olmaya gerek yok!
Bu süreç bizlere nerede/nasıl durmamız gerektiği konusunda bir tercih yapmamız gerektiğini de gösteriyor!
Saygılarımla
Bayram Türkmez
27 Ağustos 2025