Köklere İnmeden, Göklere Çıkamayız!2
Yaz mevsiminde yaşadığım Milas'taki orman içi dağ köyümüzeki düğünler bir başka güzel. Buralarda düğünlerin çoğu halen eski gelenekler ile devam eder. (sosyal medya sayfalarımızda görsel sunumları paylaşılmıştır)

Bayram Türkmez
golbasigazetesi@gmail.com - 05355673077Yaz mevsiminde yaşadığım Milas'taki orman içi dağ köyümüzeki düğünler bir başka güzel. Buralarda düğünlerin çoğu halen eski gelenekler ile devam eder. (sosyal medya sayfalarımızda görsel sunumları paylaşılmıştır)
Buralarda düğün sahibi "davetiye" diyerek çağırmaz kimseyi "Okuntu" der ve genelde davet edilenin yakınlığına göre gömlek, elbise, havlu, eşarp hatta paketlenmiş toz şeker vb. gibi ürünleri vererek davet eder. "Okuntu" kelimesinin köklerine baktığımızda zaten Türk Kültürünün saf halini de, bir felsefi duruşu da görmek mümkün, sadece bu değil birçok eski kelimelerin yaşadığı, yaşatıldığı ve bunların oluşturduğu o saf duygu ve kültürü yaşayan insanlar....
Kişiler demiyorum! "İnsan" kelimesini özellikle kullanıyorum. Hani, Yunus Emre'nin de dediği gibi "... Bir ben vardır bende benden içeri" sözünü Anadolu topraklarında yaşayan ve yaşatanlar. Doğa ile bütünleşmiş, doğanın dilini çözmüş, tüm zorlu koşullarına rağmen hayata tutunabilmiş, bunlara rağmen bulduğu özünü kaybetmemiş insanlar...
Birçok arkadaş böyle bir köyde yaşamayı sevmiyor, hatta benim yaşamımı bile tuhaf buluyor. Acaba diyorum bende mi bir terslik var!
Bakıyorum, görüyorum ve yaşıyorum. Ben de terslik yok. Benim nefes aldığım, kendimi bulduğum hatta keşfettiğim yer burası.
Buradaki insanlarda beni köklerime ulaştırmakla kalmayıp, yaşamasını sağlayıp gelecek nesillere aktarma fırsatı veren özü/sözü bir "yaratılanı, yaradandan ötürü seven" Anadolu irfanını taşıyan çok kıymetli insanlar.
Yokluklar, Zorluklar onları bozmamış ancak, kendi aralarına bir yarış olmasından dolayı; kendime sorup cevabını aradığım sorularan birisi de "Bu insanlar neden hep mağdur edilmiş? Kim nasıl etmiş? 1940 yılınan sonra oluşan Türkiye'yi Türksüzleştirme ve Türkleri zayıflatma projesinin ürünü mü? benzer bir çok sorularında cevaplarını doğal gelişimle bulma imkanını yaşıyorum.
Benim gazeteci olduğumu ögrendiklerinde sorunlarını anlatıyorlar. Hele birde Ankara'dayım deyince sanki "Milli Mücadele döneminin başkenti gibiymiş" gibi çok önemsiyorlar.
Bu durum benim omuzlarıma bir yük bindirmekle kalmıyor, meslekten gelen bilgi ve birikimle birlikte sorumlulukta veriyor. Bu sorumluluk duygusu yoruyor beni, hatta özel hayatımı bile unutturuyor ancak sonucuna baktığımda mutlu da ediyor.
Aşağıdaki görseli 2022 yılında çekmiştim. Köyümüzden düğün geleneğinin nasıl yaşatıldığına dair görüntüler olup, sosyal medya da paylaştığım bu görüntü için şunları yazmışım.
“Anadolu'nun irfan geleneklerini yaşatmaya çalışan Ege'nin kırsal bölgesinde olduğu gibi, Milas'ın bir çok köyü'ndeki düğünlerde yöresel kıyafetlerini giyen kadınlar, gelin başı/duvak için, yemeniler, krepler, şallar, simli tüller... kullanılıp, bahçelerinden getirdikleri çiçeklerle süsleyip, (gelinbaşı-duvak yaparak) altınlarda diziliyor...
Amatör olarak hazırladığım kendi çekimim olan sunum için tıklayınız....İyi Seyirler...
Bu çekimlerin gerçekleşmesinde bana yardımcı olan Kayabaşı köyü yörük Türkmenlerine sevgiler, saygılar sunar teşekkür ederim.”
Sevgi ve Saygılarımla
Bayram Türkmez

