Bugün "Enerji" denilse de, Anadolu insanı bunun adına "Nazar" diyerek
Hayatımızda, ilham veren insanların eksik olmaması dileğiyle…

Bayram Türkmez
golbasigazetesi@gmail.com - 05355673077Hayatımızda, ilham veren insanların eksik olmaması dileğiyle…
“Bizler, belli bir enerji boyutunda titreşen enerji formlarıyız kısacası. Gen farklılığımız, güzelliğimiz, çirkinliğimiz, mezhebimiz, rengimiz, inancımız, inançsızlığımız o frekansa bakıldığında anlaşılmıyor. Eşitiz. Tek farkımız, kişiliklerimiz ve hayat tecrübelerimiz. Vibrasyonlarımıza göre farklı sesteyiz. Bir senfoni orkestrasında çalan farklı enstrümanlar gibiyiz. Her birimiz çok değerliyiz, özeliz, gerekliyiz. Hep birlikte (armoni içerisindeyken) ortaya çıkan eser bir senfoni, ayrıştığımız an ise işe yaramaz bir gürültü.”( fikirturu.com/ sayfasından alıntı)
İnsan, fiziksel bedeninin ötesinde, atomik yapısı ve hücresel faaliyetleriyle sürekli enerji yayan ve dönüştüren bir varlıktır. (alıntı)
Anadolu kültüründe de bilgelerimizin bu konu da çok söylemleri var. Bugün "Enerji" denilse de, Anadolu insanı bunun adına "Nazar" diyerek çoktan çözmüştür.
Hz. Mevlana’da diyor ya “Sen düşünceden ibaretsin, gül düşünür gülistan olursun, diken düşünür dikenlik olursun.." diyerek devam ediyor ve "aşk", evrenin temel enerjisidir. “ diyor. Allah/Tanrı aşkı için ise, nefis ya da egolardan arınmışlıkla ancak yaşanabileceğini belirtmektedir. (Tanrı Aşkı, İnsan Aşkı, Doğa Aşkı, Hayvan Aşkı,Meslek Aşkı, İş aşkı…” gibi çok çeşitli ancak hepsini birden barındıran (hepsine aynı nazarla bakmak, dediğimiz) eşiğin “evrensel enerji kaynağı” tek’tir.
“Sufiler, inanarak ve hissederek söylenen her sözün dua yerine geçtiğine ve zamanla vücud bulduğuna (gerçekleştiğine) inanırlar. Sözün Vücud Bulması: Ağızdan çıkan her kelime, bilinçaltı ve kader planında şekillenen bir talep olarak görülür.” (alıntı)
Bu konu, “nazar” dediğimiz etkinin nasıl oluştuğuna da ışık tutuyor.
Benim içinde , buraya bir makale veya şiir yazdıran hatta kitap yazdıran ya da negatif düşüncelerimi alıp götürüp çöpe attıran, bazen bu düşünceleri pozitife çeviren eş, dost, arkadaş dediğim insanlar var. O dostlara “bana ilham veriyorsun” dediğimde ne kadar değerli olduklarını da anlatmaya çalışıyorum. Böyle insanlar gerçekten çok değerli çünkü her zaman karşımıza çıkmaz ve hayatımızdan eksik olmasın.
Mesela, bu yazıda okuduklarınıza ilham olan duygular, hisler, farkındalıklar “bana ilham veriyorsun” dediğim bir arkadaşımdan kaynaklı. Bu yazıyı yazmamı sağlayan, gelen ilhamı sözlere döktüren ve beni harekete geçiren enerjilerimizin birbirini tamamlamasındandır.
Bu durum evrilme ve öz enerji ile direk ilgilidir. Muhafazakar kesimin dediği gibi bir adı da “tekamül”dür. Yani, kendi özüne doğru ilerleme. Ve eşiklerden geçmeden ruhun evrensel enerjiyi bulması mümkün değil.
Bu durumun kaynağı, ilk olarak kendi doğallıyla barışık (saf düşünce/temiz kalp) insan olmaktan geçiyor. Aklın ile Kalbin bir olup öz’e ulaşmadır. Özlerin enerjisi birbirine yansır. Yıldız gibi parlar, çevresine ilham olur, şifa olur. Sevgisi, Şevkati, Saygısı,Hoşgörüsü olduğu gibi varlığı… duru haliyle özünden geldiği gibidir.
Hayatımızda, ilham veren, yaşamımıza pozitif yansıyan insanların eksik olmaması dileğiyle…
Sevgi ve Saygılar sunarım
Bayram Türkmez
((derleme yazıdır)

