FETÖ teröristlerine Gölbaşılıların topyekün tepki göstermesi lazım…
Sadece devlet mekanizmalarının yaptıklarını seyretmek yetmez, halkımızında bu hain terör örgütüne tepki göstermesi gerekir. Hele ki, Atatürkçü’yüm, Cumhuriyetçiyim, Türk Milliyetçisiyim, Ulusalcıyım, Vatanseverim, Milletseverim…diyen kim varsa koşulsu

Bayram Türkmez
golbasigazetesi@gmail.com - 05355673077Bu FETÖ teröristlerine Gölbaşılıların topyekün tepki göstermesi lazım…
Sadece devlet mekanizmalarının yaptıklarını seyretmek yetmez, halkımızında bu hain terör örgütüne tepki göstermesi gerekir. Hele ki, Atatürkçü’yüm, Cumhuriyetçiyim, Türk Milliyetçisiyim, Ulusalcıyım, Vatanseverim, Milletseverim…diyen kim varsa koşulsuz şartsız bu hain örgüt için tepkisini her ortamda ortaya koyabilmelidir.
Zira, bu fetö terör örgütünün temeli olan Işık evlerinde, öğrenci yurtlarında, dershanelerinde ve diğer oluşumlarında Türklüğü geri planda bıraktığını, Atatürk düşmanlığı yaptığını, Demokrasiyi desteklemediğini, İslam dinimizi Müslümanlık adı altında yalan yanlış bilgilerle kullandığını, bu ülkenin ve Türk milletinin birliğinden, dirliğinden yana olmadığını bilmeyen yoktur. Sadece bu değil ki, ABD’nin oluşturduğu bir casus örgüt olduğunu halen görmeyen de ahmaktır! desem yeridir.
Kaç günden beri Gölbaşı’nda 15 Temmuz 2016 gecesi fetö teröristlerinin ilçemizdeki güvenlik ve haberleşme kurumlarını nasıl bombaladığını, kaç şehit verdiğimizi haber yapıyorum, görüntüler sunuyorum. Özel Harekat Başkanlığı yerleşkesinin nasıl bombalandığını, kaç şehit verdiğimizi anlatıyorum. Kendilerine karargah olarak seçtikleri ilçemizde bulunan Özel Kuvvetler Komutanlığı yerleşkesini ele geçirmek için girişimlerini, bu uğurda Kahraman asker Ömer Halisdemir’in gereğini yaptığı ancak kendisinin şehit olduğunu da hepimizi biliyoruz.
İlçemizde yaşanan bu kadar hadiseye Gölbaşılıların sessiz kalmasını anlamakta güçlük çekiyorum. Bu sessizliğin altında siyaset mi var? Bu sessizliğin altında inançsızlık mı var? Bu sessizliğin altında iki yüzlülük mü var? Yoksa bu sessizliğin ardında yorgunluk mu var? bilemiyorum. Bu fetö operasyonu AK Parti hükümeti döneminde yapıldığı diyerek muhaliflik varsa da bu da çok yanlış ve yanlı bir durumdur.
Ülkemizin işgal edilmeye ve ettirilmeye çalışıldığı fetö kalkışmasında, halkıyla birlikte devlet mekanizmasının buna “dur” demesi tarihi bir dönemeçtir.
Hem ülkemiz, hem milletimizin geleceğini korumak adına önemlidir. Zira, devletin, fetönün “siyasi ayağına henüz dokunulmamış” olmasını zamanla ilgili olduğunu düşünüyorum. Belki de, topyekün tepki olması bu zamanın öne alınmasını da sağlayacaktır. Ancak, Cumhuriyet tarihinde yaşanılan çok önemli olan bu konu hakkında sessiz kalan kişi ve STK yöneticilerini görünce bunlarında ayrı bir ajandasının olduğunu düşünüyorum.
15 Temmuz fetö hainlerinin kalkışması sonucu milletimizin hür iradesine zincir vurulamayacağının görülmesi, ABD gibi emperyal güçlerin oyuncağı olmayacağının/bölünmeyeceğimizin ve aynı şekilde demokrasi adına önemli bir sonuç olduğunu görmek gerekir.
Bu anlamda 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü olarak kutlanması önemlidir.
Başta demokrasi diyenler bu günü heyecanlı şekilde zirveye çıkarmalı, hele de demokrasinin kesintiye uğradığını söyleyenler “demokrasi-demokrasi” diye söz hakkını kullanabilmeli. Milli Birlik konusunda da, inancına ve etnik kimliğine bakmadan birliğimiz ve dirliğimiz adına gereğini yapabilmelidir. Zira, bugünün anlamı ve derinliği budur. Sessiz kalmak, duyarsız olmak, umursamamak nedir? Ve nedendir? Sorusunu da gündeme taşıyor.
FETÖ teröristlerinin bu kalkışmasını ülkemizde 2 oluşum desteklemiştir ve halen destekliyorlar.
Sessizlikleriyle destekliyorlar, kripto duruşlarıyla destekliyorlar. Etnik Irkçılar ve Dinsel Bölücüler her yönüyle bu FETÖ ihanet şebekesini desteklemişlerdir ve halen de destekliyorlar. Hiç bir şey yapmasalar bile sessizlikleriyle destekleyerek onlara psikolojik destek veriyorlar.
Türk Milletinin ve Türk Devletinin içindeki, uluslararası bağlantılı ezeli ve ebedi düşmanı olan Etnik Irkçılar ve Dinsel Bölücüler dün FETÖ teröristlerini var ettiler, yarın başka teröristleri de var etmenin çabası içindedirler. PKK’yı da oluşturanların temelinde bunlar var. Bu etnik ırkçılar ve dinsel bölücülerin ortak yanı Türk Milleti ve Türk Devleti’ni bölmek, parçalamak ve yok etmektir. Bunlar kodlanmış, programlanmış, genetik şifreleri bu yönde hedefine kilitlenmiş ihanet şebekeleridir. Bunların çoğu karda yürüyüp izini belli etmemeye çalışır, kripto türlerinden olup, bir çok faaliyetini kültürel ve demokrasi adına yaparak yasal kılıfına uydurmaktadır. Hiçbir zaman etnik ırkçılık kahrolsun diyemezler, sadece Türk tarih ve kültürünü yaşatmak isteyenleri, korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak isteyenleri ırkçılık ile suçlayan bir algı oluştururlar. Bu konu da da kısmen başarılı olmuşlardır.
Paralel Devlet Yapılanması olan ve bugün kalkışma ile görülen FETÖ Terör Örgütünün yerini yarın başka bir örgüt alabilir. Bunlara fırsat vermemek için bu günlere sahip çıkmalıyız. Onun için 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün önemini bilmeliyiz. Bu konuyu zaafiyete uğratmakta kriptoların işidir.
Ve şimdiden 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü kutlarım. Demokrasi ve birliğimiz adına bugüne kadar verdiğimiz şehitlerimizi saygıyla anıyorum. Ruhları Şad Olsun. Gazilerimize şifalar diliyorum.
ülkemizde etnik ırkçılık ve dinsel bölücülük yapan oluşumların biran önce anayasamıza uygun şekilde hareket etmelerini ve Türk Milletinin bir parçası olduklarını görmelerini diliyor, Terörün her türlüsünü lanetliyorum.
Sevgi ve Saygılarımla
Bayram Türkmez
13 Temmuz 2026

