“BİZ ADALETİ NEREDE ARAYACAĞIZ”
Bu sözü dün mahkemede ki hakime söyledim.”Biz adaleti nerede arayacağız” İstem dışı olsa da içimden gelerek söyledim. Zira, hiç beklemediğim bir karar vermişti ve ben davada da haklı olduğuma çok inanıyordum. Konuyu uzatmadan anlatayım.

Bayram Türkmez
golbasigazetesi@gmail.com - 05355673077“BİZ ADALETİ NEREDE ARAYACAĞIZ”
Bu sözü dün mahkemede ki hakime söyledim.”Biz adaleti nerede arayacağız” İstem dışı olsa da içimden gelerek söyledim. Zira, hiç beklemediğim bir karar vermişti ve ben davada da haklı olduğuma çok inanıyordum. Konuyu uzatmadan anlatayım.
Mamak bölgesinde TOKİ nin yaptığı konut sitesinde 5 katlı bloklarda 1 dairem vardı. Bu daire de/blokta asansör yok yani binada oturanlar olarak asansör kullanmıyoruz. Ancak, site içinde 20 kadar da 8-10 katlı yüksek blok var. Bu blokların asansörü var, onlar kullanıyorlar.
Site yöneticileri yıllardan beri asansörü olmayan bloklardan/apartmanlardan asansör giderlerini alıyor. Böyle 40 kadar blok var. Asansörümüz yok ancak asansör giderleri bizden neden alınıyor? diye kimse itiraz etmemiş. Zaten blok yöneticileri de site yönetiminin dediğini yapan insanlardan oluşuyor.
Bu durum beni rahatsız edince, önce Mamak Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığı’na şikayetçi oldum. Konuyu anlattım, belgeleri sundum. Mamak Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti konuya karar veremedi ve “Bu konuya Tüketici Mahkemelerinin bakması gerektiği” yönünde karar aldı. Ankara Tüketici Mahkemesi’ne konuyu götürdüm, davamı açtım. (Bu arada Ticaret Bakanlığı’na bir yazı yazarak “madem Tüketici Hakem Heyeti karar veremiyor, konuyu mahkemeye de Tüketici Hakem Heyeti olarak Mamak Kaymakamlığı götürmeli, masraflarını karşılamalı ve vatandaş maddi ve manevi ayrı bir zorlukla kalmamalıdır) diyerek açıklamalı şekilde yazdım. Bu yazım olumlu bir sonuç getirmedi.
Geçen yıl Tüketici Mahkemesi’ne davayı açtım. Bazı duruşmalarına katıldım. Dosya bilirkişiye gitti. Bilirkişi konuyu saptırmış “sanki apartmanda/blokta asansör varmışta, ben asansör kullanmadığım için asansör giderlerine itiraz ediyormuşum! gibi rapor tutmasıyla birlikte, apartmanda hiç asansör olmadığından dolayı kullanmadığım asansör giderlerini geri istediğim için de bir hesap yapmış “çok önemli meblağ tutmuyor!” gibisine bir açıklama ile sayısal hiçbir değer yazmadan böyle usülüne uygun olmayan rapor hazırlamış. Tabi, bu rapora da itiraz ettim. İtiraz eder iken de bazı arkadaşların hukuk bilgilerinden yararlandım ve bu konuyu kendim takip ediyorum.
Durum böyle iken, dün duruşmam vardı. Bir de geç kalacağım diye koştura koştura 4. kata soluk soluğa çıktım. Neyise ki 5 dk sonra çağırdılar. Hakimin karşısındayım. Karşı tarafın avukatına sordu, bana sordu katip yazdı. Araştırılacak bir husus kalmadığı anlaşıldığından açık yargılanmaya son verildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ , “davanın reddine kesin karar verilmiştir.” deyince ben dayanamadım “Sayın Başkanım en azından Yargıtay yolu açık olsaydı da, itiraz hakkımız olsaydı” dedikten sonra “Biz adaleti o zaman nerede arayacağız.” dedim. Genç kadın hakim bir vatandaşın ruh halini anladı sanırım birşey demedi.
O moral bozuntusuyla çıktım Gölbaşı’na geldim.
Bu arada yine bu olmayan asansör konusunda bir aidatın “asansör gideri” bölümünü yönetim hesabına yatırmamıştım. Yatırmayınca yönetim icraya verecek ve bende icraya itiraz edip dava açılmasını sağlayacağım ve yine binada olmayan asansörden gider alıyorlar diye davaya müdahil olup hakkımızı arayacaktık.
Bu davayı da avukata vermiştim. Meğer bu dava da aynı güne denk gelmiş. Bizim avukat Ankara adliyesinde girdiği davayı kaybettiğimizi belirten mahkeme tutanağını gönderdi. Binamızda olmayan asansörlerin giderlerini ödeyen kat maliki olarak bu mahkeme de de kaybettik ancak bu mahkeme icra yönünden inceledi. Ve takibin kaldığı yerden devamına karar verdi. Avukatım, “bu konuları ayrıca TBMM ye de götürmek gerekiyor, belki de ” diye de moral desteği verdi.
Kendime göre haklı olduğum bir davayı kaybetmiştim hem de itiraz yolları kapatılarak.
Çok tuhaf 40 ayrı bina da asansör yok ancak asansör giderleri ödüyorlar ve kimse buna itiraz etmiyor.
Ben bu durumu “toplumsal akıl tutulması” olabilir mi? acaba diye de sorguladığım oluyor. Kendime de diyorum ki, “yorulabilirsin ancak, sakın umutlarını kaybetme, adalet hep böyle işlemiyor., araştırmacı, hak-hukuk koruyucu o kadar adalet dağıtıcısı/görevli var ki bizler hep onlarla denk gelelim.
Haklı olduğumuza inandığım bu dava da umutlandım işte “emsal bir karar” çıkar “adaletli paylaşım yerini bulur” diye ancak olmadı. Belki yine de bir yol bulunur kimbilir!
Aslında bu konu Mamak Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti tarafından karar altına alınabilirdi. Buranın yetkisi yok ise bağlı bulunduğu bakanlığa gönderip ilgili ve yetkilere gereğini/incelemelerini yaptırabilirdi. Onu da yapamadıysa Tüketici Mahkemesine giderek şikayetçi vatandaşın hakkını aramalıydı ki hizmeti yarım yamalak olmasın.
10 Nisan 2026
Saygılarımla
Bayram Türkmez

