GÖLBAŞI SİYASETİNDE "CEVİZ KABUĞU’NUN" PAYI VAR!
Hz. Mevlana’nın mesnevisinde, ders niteliğinde düşündüren hikayeler yer alır. Ego/Nefisi yenmeye ve Düşündürmeye yönelik hikayelerden/felsefelerden birisi de CEVİZ HİKAYESİ’dir.

GÖLBAŞI SİYASETİNDE "CEVİZ KABUĞU’NUN" PAYI VAR!
Hz. Mevlana’nın mesnevisinde, ders niteliğinde düşündüren hikayeler yer alır. Ego/Nefisi yenmeye ve Düşündürmeye yönelik hikayelerden/felsefelerden birisi de CEVİZ HİKAYESİ’dir.
Mevlana insanların cevizin kabuğu ile uğraştığını ve içini/özüne bakmadığından bahseder ve şöyle der.
“Ey Cevizin Kabuğundaki Adam !
Senin beni anlaman mümkün değil.
Çünkü sen,Cevizin kabuklarının vurduğu sesten zevk alıyorsun (yani dedikodudan)
Ben ise cevizin içi ve özüyüm.
Fakat kırmak zahmetine katlanmıyorsun
İçini yesen, tadını alsan bunlarla meşgul olmayacaksın.” (alıntı)
GÖLBAŞI siyaset hareketlerini de ben Ceviz Kabuğu hikayesine benzetirim. Çünkü geriye doğru baktığımızda hep aynı döngü ile aynı kişiler ya da avaneleri etrafında gelişen hareketler zinciri ile karşılaşıyoruz.
Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı’nın parti değiştirmesiyle birlikte gündeme gelen konuşmalarını da bu hikaye ile yoğurur, konuyu siyasi partiler kanunu ve seçim yasasına getiririm. Zira, Seçim Yasası “parti değiştirme” konusuna izin vermeseydi Başkan Odabaşı 4. partisinde yer alabilirmiydi. Ya da bir partinin milletvekilleri başka bir partiye geçebilir miydi? Geçemezdi!
Seçim Yasası ile meclis üyesinden, belediye başkanına, milletvekiline kadar her siyasetçi ön seçim ile belirlense! diye bir yasa olsaydı halkın seçtiği bu vekillerin duruşu daha farklı olmazmıydı? Seçilen siyasi ve sosyal vd. görevliler aynı koltukta en fazla 2 dönem görev yapma zorunluluğu olsa böyle olurmuydu?
Eminim olmazdı. Bunu 7 den 77’ye misali herkes biliyor ancak nedense Seçim Yasası Değişsin, seçileceklere ve seçilenlere kriterler getirilsin, demiyor. Çok kişi siyasetten şikayetçi, siyasi hareketlerden mağdur olduğunu belirtir ancak çıkıpta Seçim Yasası değişsin! demiyor. O zaman yapılacak bir şey yok. Kızılacak bir şey yok.
Onun içinde kimse Yakup Odabaşı’na kızmasın. 2009 yılında MHP den Belediye Başkanı seçildi. Sonra olmadı, bir ara İYİParti’ye geçti, sonra baktı ki orada kazanamayacak CHP’ye geçti. Şimdi de AKParti’li oldu.
Siyaset yapıpta mağdur olduk diyenlerde bu konuları hiç gündeme getirmiyor. Ya hemen başka bir parti kuruluyor ya da hemen başka bir partiye geçiliyor. Bu durum sadece siyasetin kurumsallaşmadığının göstergesi değil, aynı zamanda siyasetçinin halka yönelik duruşu ve bakışıdır. Onun için kimse parti değiştirene, yeni parti kurana, başka partilerin siyasetçilerini aday yapanlara vs. vs. kızmasın bu yasalar böyle olduğu sürece bu kervan böyle yürür.
Onun için Hz. Mevlana’nın bu ceviz kabuğu hikayesi önemlidir. Zira, mağdurum diyende, siyaseti takip edende cevizin kabuğu ile uğraşıyor, özüne gidipte “seçim yasası değişsin, bu kriterler getirilsin “demiyor! Belli ki, herkes halinden memnun…
/// /// ///
Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı’nın AKParti’ye geçmesi beni şaşırtmadı. Zaten aylardan beri işaretleri verilip duruyordu. Bana göre bu konuyu tam anlamak için 2024 yerel seçimlerine de bakmak lazım.
Zira, 2024 yerel seçimlerinde Yakup Odabaşı, bazı etkili AKPartililerin direk ve dolaylı olarak desteğini almışlardır.
AK Parti Gölbaşı teşkilatının bazı eski yöneticileri ve üyeleri CHP saflarında yer alarak Yakup Odabaşı’yı destekledi. AK Parti Gölbaşı Eski Kadın Kolları Başkanı Gölbaşı ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Eski Meclis Üyesi Elif Özer’de (Yakup Başkan gibi) önce İYİ Partili oldu, seçim zamanında CHP saflarında Yakup Odabaşı’na açık desteğini verdi. Bazı AK Partili eski yönetici ve üyelerde (Murat Bey balta vs.) BBP Başkan Adayı Gökhan Koçak’ı destekledi. Bunların hepsi tesadüf olabilir mi! bilemiyorum ancak siyasette bu kadar çok parti değiştirmeleri ve kabulleri olunca sadece siyasetçinin değil, siyasetinde ilkeleri kayboluyor.
Zaten aklımızı kurcalayan birçok konu var. Bunlardan birisi de 2-3 ay önce meclis toplantısında Belediye yönetimine yönelik yapılan eleştiri ötesi konuşmalar yine AK Partili üyelerden gelmişti...Demek ki, etkisizce Başkan Odabaşı'nı eleştirmişler!
Tüm bunlar bir yana olan 2024 seçiminde belediye başkanı Ramazan Şimşek’e oldu ve aday olduğu seçimi kaybetti. Gölbaşı'nda bir çok projenin hayata geçirilmesini sağlamış, akrabacılıkta yapmamıştı. Ramazan başkanın siyasi kökünde de ülkücülük var ancak uzun yıllar AK Parti ilçe başkanlığı da yapmıştı. Kendisi de AKParti'den MHP'ye, Yakup Odabaşı döneminde geçmişti ve sevgili anası ile kardeşlerinin yıllarca emek verdiği MHP teşkilatında yerini almıştı.
Gölbaşı siyasetinde böyle bir döngü de her zaman yaşanıyor. Bu transferler konusunda ilçemizde de çok fazla örneklerimiz var. Hepsine seçim yasası izin veriyor ve onlarda bu haklarını kullanıyor.
Ancak Gölbaşı’ndan bazı tescilli fetöcuların hedefinde Ramazan Şimşek Başkan vardı. Sosyal medya da hakaretlere varan yorumlarına rastlamıştım. FETÖcülerle en çok mücadele eden de yine Ramazan Şimşek olmuştur.
Bu durum sadece Yakup Odabaşı başkanın AK Parti’ye katılmasıyla ilgili değil. Gölbaşı siyasetinde böyle bir kırılamayan döngü var. Gerçi genel siyasette de bu oluyor ancak Gölbaşı olunca çoğu gözümüzün önünde gerçekleşiyor.
Ne diyelim… Sağlık olsun. Herşeyin hayırlısı olsun. Seçim yasası, siyasi partiler kanunu bu konulara izin verdiği sürece böyle durumlar yaşanacak.
Ve bundan ders almayan şikayetçiler ve mağdurlarda hep cevizin kabuğu ile uğraşıp, çıkan seslerle avunacak…
Saygılarımla
Bayram Türkmez
15 Ağustos 2026



