Sen yazmazsan, Ben yazmazsam, O söylemezse, nasıl ortak aklı bulaca

Öncelikle halkın katılmasını sağlayacak programların altyapısını da hazırlamak gerekiyor. Sadece devlet kurumlarının etkinlik yapması, halkın sahiplenmemesi anlamı taşımasa da bir algı oluşuyor. Bu psikolojik algıyı ortadan kaldırmakla birlikte etkil

Eğitim Yayın: 19 Temmuz 2026 - Pazar - Güncelleme: 19.07.2026 13:00:00
Editör -
Okuma Süresi: 7 dk.
Google News

Sen yazmazsan, Ben  yazmazsam,  O söylemezse,  nasıl ortak aklı bulacağız! 

    15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında Gölbaşı Kaymakamlık programı olmasa imiş bu gün için farkındalık ve bilinçlendirme çalışmaları hiç olmayacak, insanlarımızı kaynaştırma ve o milli ruha ulaştırma düşüncesi hiç yaşamayacak.

   Zira, Gölbaşı Belediyesi’nin bu konu da  bir etkinliği olmadı. En  azından kamuoyuna yansıyan topluma nüfuz eden hiçbir  proğramı yoktu. Belediye Başkanı Yakup Odabaşı’nın, bir  takım ziyaretler yapması da toplumsal hafızaya  etki eden bir çaba değildir.

    Her yıl yapılan etkinliklerden farklı bir program yoktu ancak bu yıl kortej denilen toplu haldeki cadde yürüyüşüne katılım azdı. Daha önce de yazmıştım, Gölbaşılılar topyekün olarak 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinliklerini coşkuyla kutlarken, şehitlerimizi de anarak acımızı ve mutluluğumuzu bir  araya yaşamanın/yaşatmanın kültürünü buluşabilmelidir:  Bu durumun siyaset üstü  olduğunu herkes görebilmeli ve öyle bakmalıdır. Öyle bakmayan kişininde  bu ülke  ile bir  sorunu olduğu aşikardır.

    Öncelikle halkın katılmasını sağlayacak programların altyapısını da hazırlamak gerekiyor. Sadece devlet  kurumlarının etkinlik yapması, halkın sahiplenmemesi anlamı taşımasa da bir algı oluşuyor. Bu psikolojik algıyı ortadan kaldırmakla birlikte etkili program yapmanın yöntemi bellidir.

Bu konu da  İl veya İlçelerde oluşturulan tertip komitesi/kurulunda; tüm siyasi partilerin temsilcileri, STK temsilcileri başta olmak üzere toplumu etkileyen diğer kurum ve kuruluşların temsilcileri yer almalıdır.

     Koşulsuz ve şartsız olarak yer almaları da sağlanmalı ve herkesin düşüncesi ile ortak akılla programlar üretilmelidir. Bu konu  yasa düzenleme ile  çözülür.

Zira, sadece 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri için değil,  özellikle Cumhuriyet Bayramı ve Zafer  Bayramı olmak üzere tüm milli bayramlarımız içinde aynı şekilde bir kurul yasal olarak oluşturulmalıdır. Yoksa, bu yükleri devlet bürokrasisi hep kendi üzerinde taşımak zorunda kalacak ve bu durum toplumun içinde olmadığı   klasik  programlar halini alacaktır. Onun için bu durumu böyle de  değerlendirmek gerekiyor.

    Yazımın girişinde de dedim ya, “ortak aklı nasıl bulacağız?” diye,  aklıma birde  İlçemizde ikametgahı olan, Milli Eğitim Bakanı sayın Yusuf Tekin’in açıklamaları geldi.

  Bakan Tekin;  “Ben Haclı Seferleri” kavramını tarih müfredatından çıkardım” Sefer değil o, Haçlılar bize saldırmışlar.Bunu müfredattan çıkardık, niye itiraz ediyorsunuz? “Osmanlı ile Cumhuriyeti barıştırmamız  lazım”Cocuklarımızın Osmanlı’yı da ataları olarak bilmesi lazım. Osmanlı’ya da sahip çıkması lazım.” Sözü sosyal medya da çok tartışma konusu oldu.

    Sayın bakan, bu tür  açıklamalarını “ben” kelimesi yerine “kurul vs. kararı” gibi sunsa belki bu kadar  tartışma konusu da olmayacak. “Haclı Seferleri” ne demek? Bunu da TDK ye sormak lazım. Topluma nasıl yansıyor. Bu konu da olgunlaşmış bir düşünceye sahip değilim onun için uzak duruyorum.

    Ancak, “Osmanlı ile Cumhuriyeti barıştırmamız  lazım”Cocuklarımızın Osmanlı’yı da ataları olarak bilmesi lazım. Osmanlı’ya da sahip çıkması lazım.” sözünü çok önemsiyorum ve kısmende katılıyorum.

    Sayın  Bakan Yusuf Tekin’in eksik  söylediğine ya da tek taraflı söylediğini  gördüğüm için kısmen katılıyorum.

    Eksik ya da tek taraflı  bölümünü  tamamlar  isek   “ Ülkemizdeki cemaatlerde Atatürk  ile barışmalı ve zaman  zaman Anıtkabir ziyareti  yaparak bu ülkenin kurucusu Atamıza dua edip,  sevgi ve saygılarını sunabilmeli, Milli Bayramlarda da yer alabilmelidir. Cemaatleri de, Atatürk  ile barıştırmalıyız!” demesi sayın  bakan için çok kıymetli bir  söz olur.

   Bu ülkenin bütünlüğü, Türk Milletinin birliği ve dirliği açısından  tarihe not  düşecek  bir çağrı ile “başta  İmam Hatip okullarımız  öğrenci ve  öğretmenleri başta olmak üzere tüm okullarımızın Anıtkabir ziyareti  yapması, milli mücadele alanlarını  tanımalarını da sağlamalıyız. Zira, zaten  Eğitimin  başında MİLLİ kelimesi de  bulunuyor.” diye söylemek çok değerli olacaktır.

     Sonucunda el birliği ile, ortak akıl ile bu tür konular ve oluşan sorunların çözülebileceğine inanıyorum. Onun içinde naçizane düşüncelerimi paylaşmak istedim.

     Başka bir  konu da, ülkemizde artık bir çok STK olmak üzere yardım toplayan ya da 'hayır işleri yapıyoruz'adı altında bağış alanlarının varlığına güven her geçen gün azalıyor.

    Bunun en son örneğini Ahbap derneği’nde görüyoruz. Tarih süzgecine baktığımız zaman İMECE kültüründen gelen Türk Milleti bu dayanışma ve yardımlaşma yöntemini yine başta siyasilerin yanlış kararları yüzünden kaybederken, sonrasında oluşan dini ve diğer sosyal içerikli dernekler aracılığı ile devlet kurumlarına desteklerini sürdürmüşlerdir.  Ancak şimdi bunlara da güven azalıyor!

     Şu anda  ülkemizde en örgütlü STK'lar cemaat oluşumları ile etnik ırkçılık yapan kültür dernekleri olup, onlarda kendi içerisinde birbirini desteklemektedir. Yani  onlardan ne devlete, ne de milletleşme sürecine fayda vardır! Aksine zararları var.

    Bir dönem Devlet- Millet el ele! Kampanyaları  vardı. O kampanyalarda artık yok gibi!

 Son gelişmelerle hepsini biraraya getirdiğimizde (Gölbaşı’nda bunun örneği çoktur) hayırseverler/Yardımseverler kendi içerisinde örgütlenen STK’lara  kolay kolay güvenemeyecek.

      Bu da demek oluyor ki; örgütlü olan STK 'lar da artık eskisi gibi destek göremeyecek ve örgütsüzlük alıp başını gidecek!

     Bu oluşan psikolojik etkinin/algının aynı zamanda toplumun örgütlülük  haline neler katacağını ya da neler götüreceğini iyi hesap etmek lazım!

      Ülkemizde en örgütlü STK'lar arasına meslek kuruluşları geliyor. TOBB, Ziraat Odaları, Şoförler ve Otomobilciler, Esnaf Kefalet  Kooperatifleri, Ticaret Odaları gibi  oluşumlarım başında da zaten 10 yıllardan beri aynı kişiler oturuyor.

     Bu oluşumların bırakın Demokrasi ve Milli Birlik Günü’ne katkılarını, kendi meslek gruplarına bile katkıları tartışmalıdır.

Saygılarımla

 19 Temmuz 2026

Bayram Türkmez

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.