Bakan Uraloğlu: TÜRKSAT Gölbaşı Veri Merkezi Türkiye'nin yeni dijital kalesidir

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Verinin egemenliğini kendi topraklarımızda tesis ediyoruz. Bu merkezimiz, sadece betonarme yapı değil, Türkiye'nin yeni dijital kalesidir." dedi.

Teknoloji Yayın: 22 Temmuz 2026 - Çarşamba - Güncelleme: 22.07.2026 21:19:00
Editör -
Okuma Süresi: 14 dk.
Google News

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: TÜRKSAT Gölbaşı Veri Merkezi Türkiye'nin yeni dijital kalesidir

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Verinin egemenliğini kendi topraklarımızda tesis ediyoruz. Bu merkezimiz, sadece betonarme yapı değil, Türkiye'nin yeni dijital kalesidir." dedi.

ANKARA- AA

Bakan Uraloğlu, TÜRKSAT Gölbaşı Veri Merkezi'nin temel atma törenine katıldı.

Burada yaptığı konuşmada, uzayın, küresel güç dengelerinin ve stratejik üstünlüklerin yeniden tanımlandığı bir arena haline geldiğine dikkati çeken Uraloğlu, uydu teknolojilerinin modern savaşların seyrini değiştiren kritik unsur olarak öne çıktığını ifade etti.

Uraloğlu, uyduların istihbarat toplama, gerçek zamanlı iletişim, hedef tespiti ve lojistik koordinasyon gibi alanlarda devletlere eşsiz üstünlük sağladığını belirterek, "Bu gerçeği geçen hafta 10'uncu yılını idrak ettiğimiz 15 Temmuz hain darbe girişiminde Gölbaşı Yerleşkesi'ne yapılan alçak saldırıda da görmüştük. O geceki saldırıda şehit olan kahraman çalışanlarımız Ahmet Özsoy ve Ali Karslı kardeşlerimizin fedakarlığı sayesinde yayınlar aksamamış, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın çağrısı milletimize ulaşmış ve milli irade korunmuştur. O gece bir kez daha gördük ki TÜRKSAT sadece bir kurum değil, milletimizin bekasının, haber alma hakkının ve dijital güvencesinin kilit taşıdır." diye konuştu.

TÜRKSAT'ın son olarak 6A uydusuyla vizyonunu daha da ileri taşıdığını dile getiren Uraloğlu, bugün TÜRKSAT'ın, 31, 42 ve 50 derece yörüngelerindeki 6 aktif uydusuyla dünya uydu operatörleri arasında güçlü konumda yer aldığını söyledi.

Uraloğlu, TÜRKSAT uydularının 5,5 milyar nüfusa, yani yaklaşık 8,3 milyar olan dünya nüfusunun 3'te 2'sine hitap ettiğine dikkati çekerek şöyle dedi:

"Özellikle yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla ürettiğimiz Türksat 6A'yı hizmete alarak da Türkiye'yi haberleşme uydusu tasarlayıp üretebilen dünyadaki 11 ülke arasına taşıdık ve Türkiye'yi uzay yarışında öncü ülkeler arasına çıkararak yeni bir boyuta ulaştırdık. Ayrıca Türksat 6A, sadece ülkemize hizmet etmekle kalmıyor çok daha geniş bir coğrafyaya hizmet sunuyor. Pakistan, Hindistan, Nepal, Bangladeş, Myanmar, Tayland, Malezya ve Endonezya ile Sri Lanka'nın önde gelen platformu Freesat Lanka'nın 50 kanalını Türksat 6A'nın hizmet kapsamına dahil ettik. Bugün Türksat 6A üzerinden Güney Asya kapsamasındaki 10 ülkede 69 televizyon kanalına yayın hizmeti sunuyoruz. TÜRKSAT uyduları üzerinden yayın yapan toplam televizyon kanalı sayısı da 550'yi buldu."

"Yıl bitmeden Türksat 7A projesinin sözleşmesini imzalamayı hedefliyoruz"

Türksat 6A'nın hizmete girmesiyle sağlanan Güney Asya açılımının, şirketin küresel yayıncılık pazarındaki büyüme ivmesi doğrultusunda uluslararası işbirliklerini de güçlendirdiğini dile getiren Uraloğlu, TÜRKSAT ile Katar merkezli uydu şirketi Es'hailSat arasında "Es'hail-3/Türksat-Biruni" uydusuna yönelik stratejik ortaklık anlaşması imzaladıklarını, anlaşma kapsamında 50 derece doğu yörüngesinde görev yapacak yüksek veri kapasiteli "Ka-Bant Es'hail-3/Türksat-Biruni" uydusunun kapasitesinin ortak kullanılacağını söyledi.

Bakan Uraloğlu, Türksat 7A ile dünya uydu operatörleri arasındaki güçlü konumu daha da yükselteceklerini belirterek, Türksat 7A projesinin, 42 derece doğu yörüngesinde görev yapan Türksat 3A uydusunun tasarım ömrünün sona yaklaşması nedeniyle başlatıldığını dile getirdi.

Hazırladıkları şartnameyi gelecek günlerde Türksat 6A'yı da başarıyla tamamlayan yerli uydu üreticileriyle paylaşacaklarını ifade eden Uraloğlu, "Bu yıl bitmeden projenin sözleşmesini imzalamayı hedefliyoruz. 2029 yılı sonunda hizmete almayı planladığımız uydumuz, daha yüksek veri kapasitesi, daha güçlü kapsama alanı ve esnek kaynak yönetim kabiliyetiyle Türkiye'nin dijital gelecek vizyonunun taşıyıcısı olacaktır." diye konuştu.

Uraloğlu, yeni çağın en stratejik kaynağının, hatta yeni petrolünün veri olduğunu söyledi.

"Verinin egemenliğini kendi topraklarımızda tesis ediyoruz"

Gölbaşı Veri Merkezi ile TÜRKSAT'ın bu güçlü mirası üzerine yepyeni bir eser daha kazandırdıklarını dile getiren Uraloğlu, şunları ifade etti:

"Uydu teknolojileriyle gökyüzünü fetheden, Türkiye'nin ulusal dijital bağımsızlığının, siber dayanıklılığının ve teknolojik egemenliğinin en güçlü kalelerinden birini inşa ediyoruz. Verinin egemenliğini kendi topraklarımızda tesis ediyoruz. Bu merkezimiz, sadece betonarme yapı değil, Türkiye'nin yeni dijital kalesidir. Veri merkezimiz, 6 sistem salonuna, 2 adet 20'şer kabinlik yüksek performans odasına ve 6 bin 300 metrekare beyaz alana sahip olacak. 200 kişi kapasiteli ofis çalışma alanı da bulunacak. Tamamlandığında 35 bin 300 metrekarelik dev alanla Türkiye'nin en büyük veri merkezlerinden biri olacak. TÜRKSAT'ın mevcut veri merkezinin fiziksel kapasitesini ilk fazda 3 kat, ikinci fazda 8 katın üzerinde artıracak. 33 megavolt amper kurulu güç kapasitesi bulunacak merkezimiz, enerji verimliliğinde LEED-Gold sertifikasına uygun, düşük karbon salımlı ve çevreye duyarlı bir tesis olarak inşa edilecek."

Bakan Uraloğlu, veri merkezinin uluslararası kalite standartlarına uyumlu kurulacağına işaret ederek, "İçinde sistem odalarının yanı sıra yüksek performanslı yapay zeka odaları da yer alacak. Yapay zeka uygulamaları, derin öğrenme, veri madenciliği, makine öğrenmesi gibi başlıklar altında veri analizi, veri kümelerinin işlenmesi, algoritmaların eğitimi, modelleme, tahmin, sınıflandırma, yüksek hızlı matematiksel hesaplamalar yapılması gibi hizmetler için gerekli altyapıya da sahip olacak." dedi.

"Gölbaşı Veri Merkezi'ni 2028'in başında hizmete almayı planlıyoruz"

Merkezin, kritik bilgileri barındıran kurumların veri ve bulut hizmeti ihtiyaçlarını da yerli yazılımlarla karşılayacağına dikkati çeken Uraloğlu, "Özellikle e-Devlet Kapısı başta olmak üzere tüm kamu dijital altyapımızın yükünü tek çatı altında en yüksek güvenlik ve verimlilikle üstlenecek. Olağanüstü durumlarda dahi kesintisiz ve güvenli hizmet sunacak." ifadesini kullandı.

Uraloğlu, kamu kaynaklarında maksimum verimlilik sağlanacak, tek çatı altında toplanan veri ve bulut hizmetleriyle mükerrer yatırımların ve yüksek işletme maliyetlerinin önüne geçileceğini dile getirerek, merkezin, Türkiye'nin en büyük kurum ve kuruluşlarının verilerini TÜRKSAT güvencesiyle en üst düzeyde koruyacağını ve her şartta hizmet sunmaya devam edeceğini söyledi.

Proje sayesinde Türkiye'nin bölgesel veri üssü haline de geleceğini belirten Uraloğlu, komşu ülkeler ve Türk Cumhuriyetleri'nin de verilerini güvenli şekilde buradaki merkezde barındırabileceğini kaydetti.

Uraloğlu, yapım çalışmalarını yaklaşık 1,5 yıl gibi kısa bir sürede tamamlayarak Gölbaşı Veri Merkezi'ni 2028'in başında hizmete almayı planladıklarını ifade etti.

Bakanlık olarak sadece yol, köprü, demir yolu ve liman inşa etmediklerini dile getiren Uraloğlu, "bilgi ve iletişim otobanları" kurduklarını, dijital kaleler de yükselttiklerini söyledi.

Merkezin temeli, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri, MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya ve bürokratların katılımıyla atıldı.

TÜRKSAT Gölbaşı Veri Merkezinin temeli törenle atıldı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı İleri ile MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun katılımıyla gerçekleşen TÜRKSAT Gölbaşı Veri Merkezi temel atma törenine katıldı.

Burada yaptığı konuşmada İleri, dijital teknolojiler ve dönüşüm sürecinin uzunca bir süredir gündemlerinde olduğunu belirterek, son bir iki yıldır dijital dönüşüm sürecinin şekil değiştirdiğini, dönüşümden ziyade bir kırılma noktasına gelindiğini söyledi.

İleri, "Dolayısıyla bu önemli yatırımı, bu yeni dönemin Türkiye'sinin önemli bir stratejisi, önemli bir politikası, önemli bir hamlesi olarak da görüyoruz." diye konuştu.

"Yeni dünyanın kodları sadece jeopolitik kırılmalarla değil, teknolojik kırılmalarla belirlenecek"

İleri, Türkiye'nin artık kendi uydularını, İHA'larını, SİHA'larını, uçaklarını üreten, savunma sanayisi noktasında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu dile getirerek, "Özellikle son birkaç yıldır önemli bir kırılım yaşıyoruz." dedi.

Bir taraftan fiziksel yapay zekanın hızla gelişmekte olduğunu gördüklerini, diğer taraftan ise dijital tabanlı dağıtık defter teknolojilerinin epeyce ilerlediğine şahit olduklarını kaydeden İleri, öte yandan büyük teknoloji firmalarının yayınladıkları manifestolar yoluyla yeri geldiğinde tamamen devletçi yaklaşımlar içerisinde olacaklarını ifade ettiklerini de gördüklerini söyledi.

"Artık milli teknolojiden ziyade milliyetçi teknoloji dönemine dünya olarak girmiş bulunuyoruz" diyen İleri, "Yeni dünyanın kodları sadece jeopolitik kırılmalarla değil, aynı zamanda teknolojik kırılmalarla belirlenecek. Tekno kutup bir dünyadayız." ifadelerini kullandı.

"Türkiye artık dünyanın dijital kalesi olmaktan bahsediyor"

Türkiye'nin milli teknoloji hamlesine değinen İleri, "Sayın Bakanım, inanıyorum ki Türkiye olarak artık çıtayı biz yükseltiyoruz. Sadece millilikten ve yerlilikten bahsetmiyoruz; Türkiye artık dünyanın dijital kalesi olmaktan bahsediyor. Dolayısıyla bugün burada şahit olduğumuz yatırımı sadece bir veri merkezi yatırımı olarak görmek yeterli olmayacaktır diye düşünüyorum. Bu yatırım aynı zamanda bir adalet meselesidir. Veriye, teknolojiye ulaşım noktasında ve ileride gündeme gelecek olan yapay zeka teknolojilerinin insanlığın zaaflarını suistimal eden değil, insanlığı koruyan teknolojiler olarak gelişmesi noktasında şu gördüğümüz yatırım aslında bir adalet yatırımıdır aynı zamanda."

İleri, Türkiye'nin veri noktasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya koyduğu politikalarla gerek talep, gerek arz, gerekse enerji sağlama noktasında yüksek yeterliliğe sahip olduğunun altını çizerek, "Hedefler bellidir: 2030 yılına kadar inşallah 1 GW'lık bir veri merkezi gücüne kavuşmak istiyoruz. Yine bu süreçte özel sektörden en az 10 milyar dolarlık yatırımın seferber edilmesi planlanıyor." dedi.

Temeli atılacak yatırımın önemli bir adım olduğunu vurgulayan İleri, "Bir taraftan kamunun en büyük veri merkezi kuruluyor olacak, diğer taraftan Türkiye'nin verisinin Türkiye'de kalması noktasında çok çok önemli bir adım atılıyor olacak. Ama belki de en önemlisi bu tekno kutup dünya düzeninde Türkiye yeniden bir iddia ortaya koyuyor olacak." değerlendirmesinde bulundu.

"Bugün ülkeler yalnızca sınırlarını değil, verilerini de korumaktadır"

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya ise her çağın kalkınma anlayışının farklı olduğunu, günümüzde ise kalkınmanın merkezinde dijitalleşme ve verinin bulunduğunu söyledi.

Türkiye'nin son 20 yılda fiziki altyapısının yanı sıra dijital altyapısını da adım adım inşa ettiğini ifade eden Karakaya, fiber haberleşme ağları, e-Devlet, TÜRKSAT uyduları, 5G hazırlıkları, yerli haberleşme sistemleri ile Gölbaşı Veri Merkezi'nin Türkiye'nin dijital dönüşüm yolculuğunun birbirini tamamlayan halkaları olduğunu dile getirdi.

Karakaya, veri üretmenin tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak, "Asıl mesele yalnızca daha fazla veri üretmek değil, veriyi güvenle saklamak, hızla işlemek, etkin biçimde korumak ve yapay zeka aracılığıyla ekonomik ve toplumsal değere dönüştürebilmektir. Veri merkezleri bütün bu süreçlerin üzerinde yükseldiği kritik ve stratejik altyapıyı oluşturmaktadır." ifadelerini kullandı.

Veri merkezlerinin dijital egemenlik açısından önemine işaret eden Karakaya, bir ülkenin verisinin nerede tutulduğu, kim tarafından işlendiği ve hangi hukuk düzenine tabi olduğunun artık doğrudan egemenlik meselesi haline geldiğini belirtti.

Karakaya, "Verisini koruyamayanın karar alma süreçlerini de tam anlamıyla koruması mümkün değildir." diye konuştu.

Siber saldırıların bankacılık, haberleşme, ulaştırma, sağlık hizmetleri ile kamu kurumlarının işleyişini aksatabilecek boyutta tehdit oluşturduğunu kaydeden Karakaya, veri merkezlerinin bu nedenle hayati önem taşıdığını söyledi.

Ülkelerin artık yalnızca daha fazla fabrika kurarak değil, güçlü dijital altyapılar oluşturarak da rekabet ettiğini ifade eden Mevlüt Karakaya, "Bugün ülkeler yalnızca sınırlarını değil, verilerini de korumaktadır. Günümüzün kaleleri artık sadece sınır boylarında değil, verilerin güvenle işlendiği, yapay zekanın beslendiği ve kritik kamu hizmetlerinin kesintisiz sürdürüldüğü bu merkezlerdir. TÜRKSAT Gölbaşı Veri Merkezi de bu anlayışın somut bir ürünüdür. 'Türkiye'nin verisi Türkiye'de kalacak' sözü, sadece teknik bir tercih değil, aynı zamanda dijital egemenlik, milli egemenlik ve stratejik bağımsızlık vizyonunun da ifadesidir." değerlendirmesinde bulundu.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'ne de değinen Karakaya, hain darbe girişiminin ilk hedeflerinden birinin TÜRKSAT yerleşkesi olduğunu anımsatarak, "Bu da Türksat'ın önemini anlatmaya yetiyor. Bu vesileyle 15 Temmuz şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyorum." ifadelerini kullandı.

Projede emeği geçenlere teşekkür eden Karakaya, başta Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu olmak üzere TÜRKSAT Yönetim Kurulu Başkanı Mücahit Arman, TÜRKSAT Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, bakan yardımcıları ve tüm çalışanları tebrik etti

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.