Geçen gün arkadaşlarla sohbet ederken “Algı Operasyonları” üzerine konuştuk.
Ülkemiz genelinde algı üzerinden topluma yön vermeye çalışan siyasi, kültürel, sosyal vs. oluşumlar vardır. Arkadaşlar ile Türk Milletinin ve Türk Devleti’nin varlığı, köklü Türk Tarih ve Kültürünün yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması

Geçen gün arkadaşlarla sohbet ederken “Algı Operasyonları” üzerine konuştuk.
Bazı arkadaşlar algı operasyonlarının medya aracılığı ile yapıldığını belirtip, bazı arkadaşlar ise medyanın sadece aracı olduğunu ve temelinde olan kaynak kişi ve oluşumun ıskalandığını belirtti.
Ülkemiz genelinde algı üzerinden topluma yön vermeye çalışan siyasi, kültürel, sosyal vs. oluşumlar vardır. Arkadaşlar ile Türk Milletinin ve Türk Devleti’nin varlığı, köklü Türk Tarih ve Kültürünün yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması üzerinden değerlendirdik.
Benim de, Türk Tarih ve Kültürüne önem veren, Turancı bir yanımı bildikleri için düşüncelerimin önemli olduğunu da söylemeden geçmediler.
Bu yanıma Gölbaşı’nda bazı meslektaşlarımda olmak üzere bazı etnik ve dinsel bölücü gruplar ”ırkçılık” yaptığımı öne sürüyor. Kimisi de “Türkçü” diyor.
Sürekli olarak Türk tarih konusunda birliğimiz, dirliğimiz ve bütünlüğümüz açısından olan konuları sosyal medyalarımızda ve web sitelerimizde paylaştım ve halen devam ediyoruz.
Irkçı diyen tanıdıklarımdan birisi de çıkıp “etnik ırkçılık” yapanlara olumsuz bir söz söylemiyor, hatta etnik kültürlerini yaşatmak, gelecek kuşaklara aktarmak için Milli Mücadeleyi yok sayanlara, Atatürk’e dil uzatanlara, Atatürk devrimleri konusunda sessiz kalanlara, Türkçenin yabancı kelimelerle işgal edilmesine, Köklü Türk tarih ve kültürünü yok sayanlara, hatta Türk tarihini çalanlara…hiç sesini çıkarmıyor.
Bu durum bir algı operasyonunun sonucu olup, Türkçülük yapanı Irkçılık yapanla eş tutuyorlar, diğer taraftan etnik ırkçıların her yaptıklarına karşı da sessiz kalıyor ya da destekliyorlar. Dolayısıyla bu durum etnik ırkçı faaliyetleri yapanları cesaretlendiriyor.
Diğer taraftan Dinsel bölücülere bakın. Zaten, onlar Türkçülüğü, ırkçılık olarak niteleyip “günah” hanesine koyup, Köklü Türk Tarihi ve Kültürünün günümüzde yaşatılmasını zayıflattıkları gibi gelecek kuşaklara aktarılmasınında önünde duruyorlar. Bu düşünceye kendini kaptıran kişilerde bazı yazılarında ve söylemlerinde “Türklerin, İslamla şereflendirilmesiyle…” diye başladığı cümlesiyle sanki Türkler İslamdan önce Şerefsizmiş! gibi bir algıya imza atıyor.
Bu konularda söyleyecek sözlerim çok ancak, yazımın başında da söylediğim gibi “Algı Operasyonu” ne demekti? Belki de bunu öncelikle insanlarımıza anlatmak gerekiyordu.
Burada yapay zekaya sordum. “Algı operasyonu, toplumun bir konu veya olay hakkındaki düşüncelerini ve inançlarını bilinci olarak değiştirmek veya yönlendirmek için psikolojik bir manipülasyon çalışmasıdır. Temel özellikleri, Gerçeklerin üstü örtülür, Olaylar farklı gösterilir, Yalan ve eksik bilgiler yayılır ve sonucunda Toplumda belli bir fikir kabul ettirilir.
Ben, arkadaşlara Gölbaşı’nda yaşanılan bazı sosyal ve kültürel faaliyetleri anlattım. Onları burada yazmayacağım zira eğer bu algı operasyonlarını görmeyenlere anlatmak yorulmaktan başka bir işe yaramaz. .
Zira, Türk Tarih ve Kültürüne kendisine gönüllü görev edinmişlere ırkçı diyenler, etnik ırkçılık yapanlara karşı sessiz kaldığı ile ilgilidir.
Buna neler etki etmiştir ve nasıl bu hale geldiğimizdir? Ülkemizde bunun en somut örnekleri yaşanmıştır. 1980 öncesi Komünist-Faşist olarak birbirine kırdırılmış, Laik-Antilaik olarak kutuplaştırılmıştır, Sünni-Alevi diye çatıştırılmıştır.. Hepsinin sonucuna baktığınız zaman TÜRK'Ü, TÜRK''E KARŞI KULLANMIŞLARDIR/KIRDIRMIŞLARDIR/BÖLDÜRMÜŞLERDİR/ ve bu sistemleri üzerinden bugün uluslararası destekleriyle birlikte daha da güçlenmişlerdir. Bugün ellerindeki son projeleri olan Türk-Kürt ayrıştırması projesi olduğu da ortadadır.
Neyise ki, bu algı operasyonlarını gören ve buna karşı ezber bozan söylem ve eylemleriyle toplumsal hafızayı tazeyelen, toplumun düşünme ve sorgulama ağını genişleten daha önemlisi birçok sahte algı operasyonuyla uluslararası düzeyde oluşan tuzağını bozan siyasi liderlerde var.
“Varlığım Türk Varlığına Armağan Olsun” der iken, bu varlığın sadece ”ölmek” ya da “şehit olmak” olduğu algısı yapanlara karşı VARLIĞIN; Türk Milletine ve Devletine hizmette siyasi, sosyal, mesleki, ekonomik,inanç … yani her türlü DÜŞÜNSEL -MALİ-MESLEKİ birikimini Türk Milleti ve Devletinin bekasında Sosyal/Kültürel mücadele alanında armağan edenler içinde söylenmiştir. Yani, "Varlığımız" kelimesi sadece "ölmek" üzerine kurulu değil ama algı operasyonu çeken hainler bunu başardı.
Bu memleket içinde etnik ırkçılara ve dinsel bölücülere fırsat verilmeden huzur içinde yaşabiliyorsak en başta Sosyal, Kültürel vb. maddi, manevi varlığını, Türk varlığına armağan edenler sayesindedir. Var Olsunlar, Sağ Olsunlar.
Saygılarımla
Bayram Türkmez
30 Eylül 2026


