KAPILDIM GİDİYORUM BAHTIMIN RÜZGARINA… Bayram Türkmez

Bazen “akıl tutulması” ya da “tükenmişliğe bürünmüş” gibi bir ruh halimi yaşıyorum. Hele bir de inançlarımı/inandığım değerlerin yok olduğunu hissedince dağlara gidesim, tanıdık olmayan ortamlara giresim geliyor. Bunu da yapıyorum.

Yaşam Yayın: 07 Mayıs 2026 - Perşembe - Güncelleme: 07.05.2026 12:13:00
Editör -
Okuma Süresi: 5 dk.
Google News

Bugün biraz dertleşelim istedim, günlüğüme yazmadan edemedim!

KAPILDIM GİDİYORUM BAHTIMIN RÜZGARINA…

    Bazen “akıl tutulması” ya da “tükenmişliğe bürünmüş” gibi bir  ruh halimi yaşıyorum. Hele bir de inançlarımı/inandığım değerlerin yok olduğunu hissedince  dağlara gidesim, tanıdık olmayan ortamlara giresim geliyor. Bunu da yapıyorum.

    Böyle durumlarda kendimi en sakin yerlere atıyorum. Kendimle baş başa kalma isteğimi,  bir elektrik aracın şarj edilmesine benzetiyorum. Zaten, teknolojinin temelinde de canlı modeller var ya!

    Bazı yazar arkadaşların bana imzalı olarak hediye verdiği  kitaplar var. Bunlardan bazılarını ya yarım okudum ya da okuyamadım halen.  Bu durumda beni rahatsız ediyor.

    Hepsinde bir emek var ve çok değerli bilgiler sunuyorlar. Bunlardan birisi Gölbaşılı hemşehrimiz, Anadolu-Sen Konferedasyonu Genel Başkanı Mustafa Güçlü’nün “EMEK MÜCADELESİNİN TARİHİ” isimli çok aydınlatıcı emeğin tarihsel akışını/kırılışını ve gelişini anlatan kitabıdır.  Diğer bir kitapta yine Haymanalı hemşehrimiz Enver Yurtdaş’ın “ZARİF DOKUNUŞLAR” isimli Haymana ile ilgili önemli bilgiler veren kitabı olup artık bunlarda sırada bekliyor.

     Benim okumalarımda sadece gözle olmuyor, okuduğum yazıların altını çizdiğim gibi bir de notlar alıyorum.  Son aylarda okuduğum 2 kitap var.

       Birisini, felsefe ile yakından ilgilenen ve kitaplarıyla beni çok etkileyen Prof. Dr. İbrahim Kalın’ın son okuduğum kitabı HEIDDEGGER’İN KULÜBESİNE YOLCULUK ve Siyasetin yanısıra, Akademik çalışmalar yapan Prof.Dr. Ruhi Ersoy’un “CUMHURİYETİN 100.YILINDA TÜRK KÜLTÜRÜ VE MEDENİYETİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER-Dün-Bugün-Yarın” isimli kitabını sadece okumakla kalmadım yazdıklarının altlarını çizdim bir de kendime göre önemli gördüğüm yerleri not ettim. Kitaplarda çok güzel bilgiler var, her okuduğumda yeni bilgiler ile tanışıyorum.

     Felsefe konularını içeren Prof. Dr. İbrahim Kalın’ın birkaç kitabını okudum. Felsefeye ilgim yüzünden belki de beni çok etkiliyor. Yazılarında çok fazla arapça/farsça kelimeler kullanıyor ancak Türkçe yeni kelimelerde ürettiğini görüyorum.  Bu da ayrıca hoşuma gidiyor.

     Ben Türkçe aşığı birisi olarak genelde tüm kelimelerin duru türkçe ile yazılması taraftarıyım, zira Türk dilinde felsefe yapamazsınız, felsefe yapılmıyor! diye kimse demesin. Ancak, yine de Prof. Dr. İbrahim Kalın yazdıkları ile Türk felsefesine de büyük bir hizmet yapıyor. Zaten onun kitaplarını okuyanlar siyaset üstü yazdığını görür. 

     Bazen arkadaşlara alıp hediye ettiğim kitaplarda oluyor. Herhalde bizim için en güzel hediye çeşidi olarak düşünüyorum. Hem fazla masrafsız, hem de yeni bilgilerle/yeni arkadaşlarla/yeni çevre ile… tanışması için bir yol açıyorum.

     Aynı şekilde, benim de yeni bilgilerle tanışmam… için bana da gelen hediye kitapları okuma zorunluluğu hissediyorum. Bugün olmazsa yarın ancak birgün mutlaka. Buna ruh sağlığımızda izin vermeli, yeni bilgiler ile tanışmaya hazır olmalıyım.

     Zira, her okuduğumuzda yeni bilgilerle tanışmanın ağırlığını da taşıyorum.  Bil-inç dediğimiz "bilginin ağırlığı" bizleri boyuttan boyuta sürüklüyor. Kimisinin evrim, kimisinin tekamül, kimisinin değişim/gelişim dediği evreleri yaşatıyor. Tabi,  sadece okuyarak değil, gezerek, yaşarakta…bu süreci tamamlıyoruz.

    Hele bir de felsefe gibi konulara ilgi olunca kendimizi, etrafımızı, yaşadığımız bölgeyi, insanlığı, dünyayı, evreni, hatta… bile sorguluyoruz ister istemez.

      Sonucunda kendi özümüze ulaşmak için değişik evrelerden geçerek ulaşmaya çalışıyoruz. Ancak her zaman hareket halinde olmak yoruyor ve bugün ki ruh halim gibi biraz bencil! olmak istiyorum. Hatta  “hiçlik” dediğimiz boyutta durmak/durulmak istiyorum.

     Bu sıralar ruh halim böyle olup, sevdiğim bir şarkıda söylediği gibi “kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgarına…”

   Sevgi ve Saygılarımı sunarım…

Bayram Türkmez

07 Mayıs 2026  

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.