GÖLBAŞI'NDA MİLLİ MÜCADELE RUHU YAŞATILMALIDIR
Ülkemizde 15 Temmuz darbe kalkışmasının, ABD casus örgütü olan fetö teröristleri tarafından yapılmasıyla birlikte Gölbaşı’nda yaşanılanlar tarihe önemli notlar düşürüyor.

Ülkemizde 15 Temmuz darbe kalkışmasının, ABD casus örgütü olan fetö teröristleri tarafından yapılmasıyla birlikte Gölbaşı’nda yaşanılanlar tarihe önemli notlar düşürüyor.
Bu hain saldırı sonucu en çok şehit verdiğimiz ilçemizde bu olayı hatırlatan merkezde hiçbir çalışma ya da yaşatan belge, işaret ya da eser yok. Böyle önemli bir tarih neden kuşaktan kuşağa aktarılarak ders alınması sağlanmaz ki?
Aynı konu Sakarya Muharebesi döneminde Çayırlı’da olan şehitler üzerinde de var. Ramazan Şimşek başkan döneminde Çayırlı Şehitliği ve Müzesi ile ilgili çalışmalar başlatılmış iken, bu dönem bu proje meclis tarafından Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne havale edildi.
İşin tuhaf yönü, havale edilmesine edildi de, kimsenin de takip etmediği geçen ay MHP’li meclis üyeleri tarafından sorulan soru üzerine ortaya çıktı. Zira, bu iki konuyu da yine MHP’li meclis üyeleri Uğur Mirza ve Yüksel Güler gündem dışı önerge olarak sunmuştu. Umarım bundan böyle sadece takip etmekle kalmaz, bir çalışma yapılması konusunda da girişimlerde bulunulur.
MHP’li meclis üyelerinin diğer bir önergesi olan Gölbaşı merkezde yapılan Konya Yolu Alt Geçidi’nin adının “15 Temmuz Şehitler Altgeçidi” olarak isimlendirilmesi önergesi 3 ay önce de meclise sunulmuştu ve dönemin meclis başkan vekili gündeme almayıp, sözlü cevap vererek “yetkili olmadıkları” yönünde bilgi vermişti.
Konu ya, bende itiraz ederek meclisin bu konuyu başından savdığı düşüncesini anlatmaya çalışıp, tepki de göstermiştim.
Sonra, konu geçen ay yeniden MHP’li meclis üyeleri tarafından gündem dışı önerge ile gündeme getirilerek “Belediye kendisi isim veremiyor ise bile, ilgili kuruma yazı yazılarak talepte bulunulması” gerektiğini belirtti. Bu önerge gündeme alınarak, Mart 2026 tarihli mecliste gündeme geldi.
Olağan Gündeme alınan bu madde de şöyle denildi.
“15 Temmuz gecesi hainlerin başlattığı kalkışmada vermiş olduğu kahraman Şehitlerimizle en büyük bedeli ödeyen ilçemiz Gölbaşında Ankara Konya karayolu üzerinde bulunan alt geçitli köprünün isminin şehitlerimizin anısının yaşatılması için “ 15 Temmuz Şehitler Köprüsü” olarak değiştirilmesi ile ilgili Çevre -Sağlık ve İsimlendirme Komisyonunun 13.02.2026 tarih ve 26 sayılı raporu. “
Bu önergenin gündeme alınmasıyla konu bu raporu yazanların ve yeniden meclisin üzerine kaldı. Komisyon üyelerinin verdikleri raporu okudum. Kısacası şöyle demişler. “ Bu kapsamda belediyemizin doğrudan isimlendirme yapma yetkisi bulunmamaktadır”
Cümleyi de tam anlamaya çalıştığımda şöyle diyor. Bu rapor sonucunda da yazıldığı gibi “DOĞRUDAN İSİMLENDİRME” yetkimiz yok demişler ancak konuyu şuna da getirmişler.
“DOLAYLI OLARAK isimlendirme konusunu çözebiliriz.” demek ki, onu ima etmişlerdir. Yani, çözülebilecek bir durum var.
Böyle önemli bir milli konu da, ilgili bakanlığa, hatta belirttikleri Karayolları Genel Müdürlüğü’ne konuları anlattıkları zaman hiçbir görevli, hiçbir kurum böyle bir isim verilmesine asla itiraz etmez. Yeter ki, talep gitsin ve takip edilsin.
Zira, 15 Temmuz hain saldırısında, ilçemizde asker, polis ve sivillerden oluşmak üzere 51 şehit verilmiş, yüzlerce gazimiz olmuş. Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda, kalkışmanın seyrini değiştiren çatışmalar yaşanmış ve yine ilçemizde Şehit edilen Ast. Ömer Halisdemir tarafından darbenin seyri değiştirilmiştir. Aynı zamanda Özel Harekat ve Havacılık yerleşkesi ile TÜRKSAT bombalanmış...Ve daha bir çok unsur…
Aslında istenilen çok büyük bir şey değil. Bu bir milli duruş meselesi ve bu kültürün gelecek kuşaklara taşınıp taşınmayacağı konusudur. Ülkemizin etrafı ateş çemberinden geçerken, bizlerde kapımızın önündeki yaşanmış gerçek hikayeler ile milli duygu ve düşüncelerimizi var etmeliyiz.
Umarım belediye meclisi bu önerge ve rapor karşısında sessiz kalmaz ve ilgili kurumlara resmi olarak yazışmaların yapılmasını sağlayıp, gönülden destekleyerek takip ederler. Zira, bu yönde söylemsel kararlar alındığını ögrendim. Ve bu karar önümüzde ayın toptantı tutanak özetinde yer alırsa bir belge olarak kalır.
Hele ki, son zamanlarda komşumuz İran’a kadar sarkan sömürge ülkelerinin saldırısıyla ülkemizi ve milletimizi etkilemeyeceğini düşünmek akıl tutulmasıdır. Bizlere düşen, küçük dokunuşlarla milli kimliğimizi silik tutmak yerine canlı tutmak ve geleceğe taşımaktır.
Saygılarımla
Bayram Türkmez
04 Mart 2026





