1990 yılınan Gölbaşının Sesi'nden, bugünlerin Gölbaşının Sesi'ne...
29 Ekim 1990 tarihinde Gölbaşının Sesi Gazetesi’nde yayın yönetmeni olarak başlayan arkadaşım Necdet Bıçak, “Başlarken” diye yazdığı köşe yazısında gazeteciliğin zorluklarını anlatmıştı. Burada, Gölbaşılılara nasıl hizmet edileceğini anlatırken 1 yıl

29 Ekim 1990 tarihinde Gölbaşının Sesi Gazetesi’nde yayın yönetmeni olarak başlayan arkadaşım Necdet Bıçak, “Başlarken” diye yazdığı köşe yazısında gazeteciliğin zorluklarını anlatmıştı. Burada, Gölbaşılılara nasıl hizmet edileceğini söylerken 1 yıl sonra da “Elveda derken” başlıklı yazısıyla da gazetecilik mesleğine son verip, mezun olduğu ODTÜ Petrol Mühendisliği bölümünden diplomasını alarak Diyarbakır’a petrol aramaya gitmişti.
O dönemlerde bende Ankara merkezde özel bir şirkette çalışırken, aynı zamanda gazeteye yazılar yazıyor, muhabirlikte yapıyordum.
Necdet, okuldan mezun olup diplomasını eline alınca petrol arama şirketi aracılığı ile doğu illerine gidince Belediye eski binası bloklarında bürosu bulunan Gölbaşının Sesi Gazetesi’nin Yayın Yönetmenliği görevini ben üstlendim.
Gazetenin sahibi olarak dönemin Şoförler Odası Başkanı Zilfar Karagöz (mekanı cennet olsun) görülüyor, Yazı İşleri Müdürü olarakta Selahattin Aktı diye birisi gazete künyesinde yazıyor ancak bu isimlerin gazetenin çıkması, hazırlanması ya da büro ile hiçbir ilişiği yoktu. Kim Yayın Yönetmeni ise gazetenin tüm sorumluluğu onda olup, kontrol öyle sağlanıyordu. Gazetenin ilk sahibi Av. İbrahim… diye birisi olup, sırf Karayollarının kamulaştırma ilanlarını almak için kurulmuş olup, o dönemde de gazete üzerinden birçok kamulaştırma ve mahkeme ilanları yayımlanmış ve güzel paralarda kazanılmıştır.
İşte, bizim Mahalleden çocukluk arkadaşım Necdet Bıçak olmasaydı bugün ben gazetecilik alanında hiçbir çalışmam olmayacaktı, Gölbaşı üzerine hiçbir kitap yazmayacaktım, Sosyal-Kültürel faaliyetler yapmayacaktım ve bu gazeteyi devam ettirmeseydim belki de ilçemizdeki basın/medya tarihinin kaderi değişecekti. Çünkü, 10 yıla yakın bir süre tek başıma ilçemizde gazetecilik yaptım. Gölbaşının Sesi’nin 6 ay kadar çıkardıktan sonra, dönemin gazetelerinden, Balalı hemşehrimiz Mustafa Karapınar’ın sahibi olduğu Ankara Ekspres Gazetesi’nde yayın yönetmeni olarak 3 yıldan fazla süre görev yaptım. Sonra dönemin Belediye Meclis Üyesi rahmetli Bekir Yılmaz ile ortak olarak Metropol Gölbaşı Gazetesi’ni kurdum ve 3-4 ay gazete çıkardıktan sonra sonunda 1994 yılında kendi gazetem olan Gölbaşı Ekspres’i kurdum. Ankara Ekspres isminden esinlenerek kurduğum gazeteyi daha sonra Gölbaşı Gazetesi olarak isim değiştirerek (matbaa bölümünü)2014 yılına kadar devam ettirdim. 2014 yılından bugüne kadar da Gölbaşı Gazetesi, Gölbaşının Sesi Gazetesi olarak internet sitesi ve sosyal medyalar olarak halen aktif devam ediyorum.
Bu arada “Ah Mogan Vah Mogan-Bu senin hikayen” ve “Gölbaşı Öyküleri” isimli 2 kitap yazdım. 1995 yılından 2013 yılına kadar Anadolu Ajansı Gölbaşı Muhabirliği, 1996 yılından 2014 yılına kadar Hürriyet bölge ve DHA Gölbaşı Muhabirliği olarakta yazılı ve görsel olarak görev yaptım.
Geriye doğru baktığımızda 36 yıl olmuş bu mesleğe başlayalı ve beni bu mesleğe bulaştıran arkadaşım Necdet Bıçak olmasaydı yukarıda saydığım konuların hiçbirisini yaşamayacaktım. İlçemizde gazete alanında faaliyetler nasıl olurdu tabi onu da tahmin etmek zor.
Yaşam böyle, zaman zaman kırılmaların yaşanarak duygusal ve düşünsel boyutlar değiştirdiğimiz bu durumun temelinde görüldüğü gibi küçük bir dokunuş var. Bu küçük dokunuşlar geleceğimize nasıl yön veriyor, nasıl etkiliyor? Hiç aklımda olmayan, eğitimini almadığım bir mesleğin içerisinde kendimi bulmam bir tesadüfmüydü bilemiyorum ancak yaşamda hiçbir şeyin tesadüf olmadığına inananlardanım.
Hiç pişmanlık hissine kapılmadan severek yaptığım bu mesleğin ilçemize pozitif yansımalarını gördükçe mutlu da oluyorum. Şu anda internet ve sosyal medya gazeteleriyle gençler ilçemizde basın alanındaki boşluğu gideriyor. Bu duruma son zamanda bazı muhtarlarda karıştı. Bunlar çok güzel hareketler olup, bu tür gelişmeleri sağlayanları ve bu yolda düzgün gidenleri tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.
Bu arada beni bu meslekte tanıştıran ve arşivini açan arkadaşım Necdet Bıçak’a, yanımda olanlara, beni bugünlere getiren Gölbaşı halkına teşekkür eder, sevgi ve saygılarımı sunarım.
Saygılarımla
Bayram Türkmez
07 Nisan 2026
NOT- 1990 yılındaki bu gazetelerde ilginç haberlerde var. Zaman zaman bunları da paylaşacağım. O dönem Gölbaşı'nın durumu konusunda da bilgi sahibi olacağız. Aşağıdaki gazete küpürlerinde görüldüğü gibi Mogan ve Eymir Gölü'nü birbirine bağlayan su kanalında sular devamlı akar ve vatandaşlar halı, kilim gibi birçok ev eşyasını da burada yıkardı.




