301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
16 Temmuz 2019 - Salı 11:55
 
Sen susarsan, ben susarsam kim konuşacak GÖLBAŞI
Gölbaşı'lılar ne yaptığını biliyor. Bir konunun zararları ve yararlarını anlatan da kalmadı artık. Bu bir eksiklik. Birçok etkinliklerde geri kalmanın ne anlama geldiği ortadadır. Yeri geldiği zaman Gölbaşı'nı, yeri geldiği zaman Türkiye'yi konuşacağız. Çünkü, Gölbaşı'nın bağrından çıkan insanlar olarak felsefemiz BİR OLACAĞIZ, İRİ OLACAĞIZ, DİRİ OLACAĞIZ...
Bayram Türkmez Haberi


Demokrasi ve Milli Birlik Günü…dün yurtiçi ve yurtdışında gün boyu etkinlikleriyle gündem oldu.

 

    Sosyal medya ya baktığımızda bu günün etkinliğine katılanlar, anma ve kutlama mesajları verenler siyasi görüş olarak AK Parti başta olmak üzere MHP liler  ağırlıklı olarak parti mensuplarından oluşuyordu. Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün binasının açılışına da tüm partilerin genel başkanları katılarak birlik, beraberlik mesajı vermeleri de anlamlıydı.

 

   Benim de bazen anlamadığım konular oluyor. Mesela, bu hain fetö terör örgütüne karşı en büyük tepkiyi sol gurupların vermesi gerekiyor diye düşünüyorum ancak dünkü etkinlik ve paylaşımlara baktığımda çok cılız olarak varlıkları görülüyor. Oysa ki, bu tür dini sömüren cemaatlere bu sol guruplar karşı olup “şeriat getirecekler..” diye siyaset yapmışlardır. Tespitleri ve söylemleride doğrudur, bu cemaatler iktidarı ele geçirse şeriatı getirir, hatta bu ülkeyi de sömürgelere pazarlar.

 

    Ancak, bu cemaatle mücadele eden, terör örgütü ilan eden hatta gelecekte daha başka kalkışmalar, ihanetler olmasın diye hükümet tarafından “Demokrasi ve Milli Birlik Günü” ilan edilerek kanunlaştırılmıştır.

 

    Şimdi, bu Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde   şehitleri anma, kutlama gibi etkinlikler yapanlara baktığınızda başta AK Partinin siyaset güden üyeleri olup bunlar muhafazakar insanlar, MHP de öyle muhafazakar görüşler vardır.

 

    Yani, Demokratım diyen, demokrasiden dem vuran ve demokrasi için mücadele verdiğini belirten siyasi olsun olmasın kişiler kıyıda köşede sessiz duruyorsa, bu tür etkinliklere katılmıyor, desteklemiyorsa, hatta sonuç alamayacağını bildiği halde tepki veriyorsa gelecekte şikayet etmeye de hakkı yok.

 

   Çünkü, sen geri kaldığın için, Demokrasi’nin içi muhafazakar kesimlerin yaptığı etkinliklerle doluyor, gelecek kuşağa o insanların yaptığı etkinliklerin izleri kalacak ve “demokrasi bu” diyecekler.

 

     Şimdi, 15 Temmuz  Fetö Terör Örgütü ihaneti sonucunda ülke genelinde 251 kişi şehit olmuş, binlerce gazi var. Şimdi, bu şehitlerimiz için dualar edilmesi, ruhunun şad olması için inancına göre dualarla anılması normal olup, gün boyu sadece dinsel temalar üzerine demokrasi ve milli birlik günü olarak etkinlik yapılması yadırganabilir.  Demokrasi ve Milli Birlik vurgusu dinsel ögeler üzerine kuruluyor gibi gözüküyor ancak çok değişik etkinliklerde yapılabilir.

 

     Geri kalmamak lazım ülkenin özel günlerinde yapılacak etkinliklerde…  Hele ki bu, Demokrasi ve Milli Birlik Günü ise etkinlikler küçük salonlarda değil meydanlarda daha çok insanın katılımını sağlamak gerekiyor…

 

      Bir olumlu yanından daha bahsetmek isterim. Türkiye’de yüzde 70 sağ siyaseti benimseyen kesim var. Yüzde 30 sol siyaseti benimseyen kesim var. Ben her zaman şunu söylemişimdir bu yüzde 70 siyaset yapan sağ kesimden en az yüzde 50’sinin herhangi bir cemaatle dolaylı/dolaysız bağı vardır. Kendisi yoksa bile aileden birisinin mutlaka bağı vardır.

 

    Ve cemaat üyelerini yakından tanıyan insanlar bilir ki,  onlar “demokrasi” demez “şeriat” der, Onlar “ümmet” der, “millet” demez,  birçok cemaat yapısı  Atatürk’ü bırakın ağızlarına almayı düşman olarak görürler!..daha çok şeyler sayabiliriz. Bu kadar yoğunluğu olan  bir kültüre! Demokrasiyi, Milleti, Cumhuriyeti, Atatürk’ü anlatmak aynı ilkokula başlayan bir öğrenciye alfabeyi öğretmek gibi bir durum…

    Türkiye’de toplumsal dönüşüm çok hızlı bir şekilde yaşanıyor, bundan rahatsız olanlar alternatif sunamayıp sadece ötelemek, reddetmek ve karşı duruş sergilemekten öte düşünce üretemiyor.  Bunları aşmamız lazım.

 

   Bir olalım, İri olalım, Diri olalım… diyerek hünkar Hacı Bektaş-ı Veli’yi burada bir defa daha analım. 

///                                      ///                                    ///

 

    Gölbaşı’nın iftihar ettiği, hemşehrimiz Prof.Dr. Ziya Selçuk’un  Milli Eğitim Bakanı olmasıyla gurur duyuyoruz.  İlçemizin Emirler Mahallesi’nde doğmuş, küçüklüğü sanayi sitelerinde çırak olarak geçmiş ve bugün Türkiye’nin en önemli bir kurumu olan Milli Eğitimin başına gelmiş bir uzman eğitimci, kendi deyimiyle bir öğretmen…

 

    Geçen hafta ismi ilçemizde bir caddeye verildi. Bu isim verme olayı Gölbaşı Belediye Meclisi’nde oybirliği ile kabul edildikten sonra Büyükşehir Belediyesi meclis üyeleri tarafından da oy birliği ile kabul edilerek 35. Cadde “Prof.Dr. Ziya Selçuk Caddesi” oldu. Burası Ankara ve Gazi Üniversitesi arasında geçen, yeni yapılan Anadolu Lisesi binasının olduğu yer ile  Karaoğlan Mahallesi’ne doğru giden yol olup isabetli bir karar olmuştur.

 

   Kimileri bunu eleştiriyor. Gerekçesi ne olursa olsun eleştirilerinde gereksiz olduğunu düşünüyorum. Niye eleştirir onu da anlamam. Diyor ki, “İlçemize ne yapmış, hangi hizmeti getirmiş!” ya da cadde ve sokak isimleri bu kadar kolay değişmemeli, daha sonra zor oluyormuş adres bulmak filan..gibi  gerekçeler sunuyorlar. Bana göre hiçbiri geçerli değil, çekememezlik ya da siyasi bir hırsla olduğunu düşünüyorum bu söylemlerin.

 

   Yani, ilçemizden bir kişi çıkmış BAKAN olmuş bu onun için önemli değil, hem de sağcısı, solcusu tarafından benimsenen bir bakan olmuş ki bunu yok sayamayız ve işinin uzmanı bir bakan…Hemşehrimiz deyip gurur duyuyoruz çünkü marka şehirler, marka insanların varlığıyla oluşurlar. Hiçbirşey olmasa bile sayın Bakanın Gölbaşılı olması ilçemize bir katma değerdir. Tabi, bunu anlayamayan olabilir. Bir dönem 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ilçemize taşındığı zaman da “ne faydası oluyor ki” diyenler vardı ancak dediğimiz gibi “marka şehirler, marka insanlarla oluşur”

 

  Kaldı ki, Milli Eğitim Bakanının ilçemizden olması Gölbaşı insanlarının da aynı zamanda yeteneğini, birikimini temsil ediyor. Gölbaşı’ndan aldığı enerji ile Türkiye’ye yansıyor. Bizlere düşen sayın Bakana moral, motivasyon alanında destek olmaktır işte Gölbaşılılar olarakta bunu yapıyoruz. Bu ülkenin en iyi eğitimi alan çocukların yetişmesi için Gölbaşılılar olarak böyle bir destekte oluyoruz.  Bunları belki çoğumuz  farklı yöne çekebilir ancak eminimki ilçemizinde eğitim alanında başarı grafiğini artıracak varsa eksiklikler giderecek çalışmalara imza atacaktır. Ancak, Gölbaşılıların yüksek ruhu öncelikle ülkesi için, milleti içindir. Bunun için de beklentisiz olarak  işinin hakkını veren hemşehrilerine Cadde ismi vermekle ne kadar övünse de azdır. Emeği geçenlere teşekkür ederim.

 

   Komşumuz Haymanalılar bile  Türkiye'de ilk yüz naklini gerçekleştiren hemşehrileri Prof.Dr. Ömer Özkan'ın adını bir meydana verdiler. (çok yıl oldu) Hatta resmini de koydular. Niye,  "Bakın, Haymana'dan da böyle insanlar çıkıyor..." diyerek haklı olarak övüncünü paylaşıyorlar. Aynı zamanda hemşehrilerine de manevi destek oluyorlar, daha başarılı çalışmalara imza atsın diye...

 

Geçen gün yine bir vatandaş sosyal medya da yazmış. Cemal Gürsel Caddesi’ne verilsin diye. Adam Cemal Gürsel’in Gölbaşı için yaptıklarını bilse onu yazmaz, aslında Türkiye için yaptıkları da var. Yerli ve Milli alanlarında çalışmaları da var. İlçemizin kurucu Belediye Başkanı rahmetli Bekir Gönenç hatıralarında anlatır. Hatıraları bizdedir. Biz bunları kaç defa yazdık. Hatta, benim yazdıklarımdan da Hulusi Gürpınar bey bir kitap haline de getirdi. Cemal Gürsel ismi de o dönem verilmişti. Vatandaş bunları bilmiyor, Gölbaşı ile bağını bilmiyor ancak hemen yok edelim diyor. Oysa o cadde 50 yıldan beri var. Sen 50 yıllık bir geçmişi de sileceksin onu söylemiyor.

Tıpkı, Fabrika Caddesi ismini sildikleri gibi. Oysa Fabrika Caddesi ismi ilçenin kuruluşunda var olan tuğla ve kiremit fabrikasından geliyordu, birçok istihdam sağlıyordu ve Gölbaşı’nın göç almasının temelinde bu Fabrika vardı. Buraya da Şehit Ali Gaffar Okkan Caddesi denildi, tabi şehidimizin ismi olunca akan sular duruldu. Ancak, düşünenler artık bir kişiyi yaşatırken, bir tarihi de silmemeye gayret göstermeli ki yaşam köklerimiz güçlenerek yerini alsın…

 

Selam ve Saygılarımla

Bayram Türkmez

16 Temmuz 2019

Kaynak: (GHA) - Gölbaşı Haber Ajansı Editör: Bayram Türkmez
 
Etiketler: Sen, susarsan,, ben, susarsam, kim, konuşacak, GÖLBAŞI,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Ankara
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 02.08.2019
Bugün
20° - 32°
Cumartesi
19° - 32°
Pazar
19° - 30°
Ankara

Güncelleme: 02.08.2019
İmsak
03:59
Sabah
05:40
Öğle
13:00
İkindi
16:52
Akşam
20:09
Yatsı
21:43
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı