301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
13 Ağustos 2019 - Salı 14:29
 
İlaç kullanılmamış, verimli topraklarımız atıl durumda bırakılmış…
Türkiye içinde model kent olabilir Gölbaşı, ancak bilinçli, iradeli yöneticiler gerekiyor… Bu yöneticiler arasında Başta belediye yönetimi, meclis üyeleri, parti teşkilat yöneticileri, STK yöneticileri…basın en sonuncudur.
Bayram Türkmez Haberi


İlaç kullanılmamış, verimli topraklarımız atıl durumda bırakılmış…

 

    Türkiye içinde model kent olabilir Gölbaşı, ancak bilinçli, iradeli yöneticiler gerekiyor…  Bu yöneticiler arasında Başta belediye yönetimi, meclis üyeleri, parti teşkilat yöneticileri, STK yöneticileri…basın en sonuncudur.

 

    Güzel ülkemizin, güzel ilçesinde bazı projeler uygulanabilse, bu ilçede kendi özkaynaklarından oluşan projeler üretilse,  yetkimiz, etkimiz yok diyerek geri durulmayıp,  gerek belediye meclisinde kararla,  gerek oluşturulabilecek kamuoyu ile gündem oluştursa yetkisi ve etkisi olanlarda duyarsız kalamayacaktır…

 

      Ancak, gel görki, benim memurum, benim siyasetçim, benim görevlim, benim….  görev ve yetkilerini sınırlamış,  aklının erdiği, aklının aldığı… kadarını “görevi” olarak bellemiş onun dışına çıkınca sanki kendini suç işlemiş gibi ya da angarya işe bulaşmış gibi hissediyor…

 

        İlçemiz Gölbaşı’nın hiç ilaç yüzü görmemiş, en verimli toprakları maalesef atıl durumda bırakılmış,  bugüne kadar hiçbir yöneticininde, hiçbir siyasetçininde, meclis üyesininde…dikkatini çekmemiş, dikkatini çekse de aklı ermemiş…

 

       Nelerden bahsediyorum, nerelerden bahsediyorum belki kimimiz tahmin etmiştir ancak ben söyleyim ve bu konuda bayağı bir araştırmam ve yazışmalarım da oldu bunları da birkaç yazıyla birlikte sizlere anlatmak istiyorum.

 

          ANKARA’NIN BAĞLARI, KIVRIM KIVRIM YOLLARI...SADECE OYUN HAVALARINDA OLMAK ZORUNDA DEĞİL...

 

  Aslında bizlerde bilmiyorduk yaşayarak öğreniyoruz… Gölbaşı’nın hemen hemen her mahallesinden  (eskiden köy’dü) bağ yerleri ayrılmıştır.  Bu bağların yüzde 99’u  yaklaşık 40-50 yıldan beri boş ve atıl durumdadır.

      

   50 yıl önce bu bağlarda çok güzel üzümler olur,  orada yaşayanlar bostan yaparak günlük, aylık sebze ve meyvelerini de yetiştirirlermiş… Daha sonra ne olduysa bu bağ yerleri bozulmuş ve topraklar boş bırakılmış…50 yıl önce de ilaç kullanılmadığı için, 50 yıldan beri de boş olduğu için bu bağ yerleri  (araziler) doğallığını tamamen koruyarak bugünlere gelmiş…

 

    Günümüzde, organik beslenmeye ne kadar ihtiyaç olduğu gerçeğinin yanı sıra, bu konuda bazı belediyeler yarım yamalak projeler üreterek bir çabalar sarfetti ancak başarılı olamadılar.

 

    Siyasetçilerimizin, Belediye yöneticilerimizin aklına bile gelmiyor bunlar çünkü rantiyecilerin etkisinde kalan  yöneticiler yıllarca hobi bahçeleri yapacağız diye ekilen tarlaları parsel parsel sattırdılar ve çevre kirliliğinin yanı sıra rant alanları da oluşturdular.

 

     Oysa ki,  hazır araziler vardı.  Her köyde (mahallede) bulunan bu bağ yerleri kimsenin aklına gelmedi ya da getirilmedi. Çünkü,  bu bağ yerlerinde rantiyecilerin ilgisini çekmediği gibi,  halkının zehirsiz beslenmesi için elinden geleni yapan yöneticilerin elindende ancak bunlar geliyordu…

 

    Bu konuyu 5 yıl önce GÖLDER Başkanı İsa Ömercan gündeme getirmişti…Hobi bahçeleri evleri yerine 20 m2 lik Bağ Evleri yapılsın, tarım arazilerini ranta kurban edilmesin…”diye açıklaması vardı, hiç kimse tınlamadı! bile...

 

     Ancak,  "Ankara’da Bağlar Projemiz var," diyerek  seçim vaadi olarak sunan MHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. Mevlüt Karakaya oldu.  Ben kendi kendime, o kadar uygulaması kolayki, bu basit proje de seçim vaadi olurmuymuş! diye mırıldanmıştım..

 

   Ancak, işin içine girince gördüm ki bırakın Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. Mevlüt Karakaya’yı, ciddi bir çaba gerektiriyor ve  Bakanlar kurulunun çözebileceği bir proje olduğunu gördüm…

 

   Zira, işin içinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı,  Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı,  Sağlık Bakanlığı… Belediye …olmazsa bu projede başarı sağlanmaz…

 

       Dedim ya, belki bizim başımıza gelmese bizde böyle araştırıp, ilgili kurum ve kuruluşlarla yazışma yapmayacaktım.

 

     Bu konu da Gölbaşı Belediyesi İmar Müdürü, Gölbaşı Tarım, Gıda ve Hayvancılık Müdürü,   Gölbaşı İlçesi Kadastro Müdürü ve İl Yetkilisi, Çevre ve  Şehircilik Bakanlığı,  Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı ile  görüşmeler ve  yazışmalar yaptım.

 

     Gölbaşı’nın  (6) merkez dışında kalan 47 mahallesi var.  Ben bildiğim yer olan Oyaca’dan bahsedeceğim. Sadece Oyaca’da bağ yerlerinde 500 m2 ile 3 dönüm arasında değişen 150 bağyeri parseli var. Daha fazla olan yerlerde var… Bunu ortalama olarak aldım ve  47 mahalle olarak hesap edersek  toplamda 7050 adet bağ yeri yani  hobi bahçesi de diyebiliriz. Hem hiç ilaç kullanılmamış temiz verimli topraklar, hem de atıl durumda duruyor…

 

    7050 adet parselin atıl durumda durması ne demek? Düşünsenize buralarda bağ, bahçeler yapılsa, organik tarım üretimleri olsa,  sağlıklı beslenmek için  kendi imkanlarıyla insanlar bişeyler yapsa ya da tarım arazilerinin bozularak hobi bahçesi yapılması yerine buralarda bağevleri  yapılsa insanlar gelip gitse ve tüketemedikleri ürünlerini belli bir nokta da satışa sunsa müthiş bir hareketlilik olur…

 

      Her anlamda çok yararlı bir proje olur.  Ancak nasıl olacak?

 

Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik; “  Bir karış dahi toprak olsa, bunun üretime kazandırılması konusunda yasal düzenlemeyi parlamentoya getireceğiz..” diyor.

 

Keşke, bizlerde hemen Belediye Meclisi’ne getirsekte bu çorba da tuzumuz olsa… Sayın Bakan Çelik'e konuyu ulaştırabilsek...

 

      Tabi,  bu temiz ve verimli topraklar neden 40-50 yıldır atıl durumda bırakılmış. Onu da araştırdım ve en önemli sorun olarak karşıma çıkan,  çoğunun kadastro yolu yok.  Var olan bazı kadastro yollarından da bırakın arabayı eşek bile zor geçer.  Bir de su sorunu var ancak ortak sondaj ile bu sorun çözülebilir. Esas önemli olan Kadastro yolunun olmayışı olup,  vatandaşlar arazilerine gidip gelemiyor, rağbet görmüyor ve birde rantiyecilerin ilgisini çekmiyor…

 

      Bu konularda araştırmalarım ve yazışmalarım oldu. Aldığım açıklamalar oldu. Gelen yazılar oldu.  Bunları da sizlerle peşpeşe paylaşacağım…Aklımın bu kadarına erdiği bir konuyu, başka aklı erenlerde bir şeyler katarak belki geliştirebiliriz, bir proje niteliğinde yeniden gündeme getirebiliriz...


Demokrasi ile yönetilen ülkemizde yetkimiz, etkimiz yok demek görevden kaçmaktır, demokrasinin özelliği,  halkın taleplerini gerçekleştiren bir Türkiye Cumhuriyeti devletinin varlığıdır...Yapılmıyorsa, talep edeceğiz...


  Ondan sonra da Ankara'nın bağları isimli oyun havasını çalıp çalıp hep birlikte oynama keyfini yaşayalım!..

 

Selam ve Saygılarımla

03 Ekim 2016

Bayram Türkmez

 

AÇIKLAMA : Geçen haftaki yazımda Gölbaşı Esnaflar Odası’na Belediye Tarafından kiralanan Alparslan Türkeş Parkı içerisindeki çay bahçesi’nin yabancı isimle yazan (BİSTRO) tabelasındaki ismin Türkçeleştirilmesi konusunda yazı yazmıştım. Ben Türkçe konusunda hassasım en azından kamu kurum alanlarında olmasın  ve bu tabela adı değişinceye kadar da yazmaya devam edeceğim…Selamlarımla

Kaynak: (GHA) - Gölbaşı Haber Ajansı Editör: Bayram Türkmez
 
Etiketler: İlaç, kullanılmamış,, verimli, topraklarımız, atıl, durumda, bırakılmış…,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Ankara
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 02.08.2019
Bugün
20° - 32°
Cumartesi
19° - 32°
Pazar
19° - 30°
Ankara

Güncelleme: 02.08.2019
İmsak
03:59
Sabah
05:40
Öğle
13:00
İkindi
16:52
Akşam
20:09
Yatsı
21:43
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı