301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
26 Temmuz 2019 - Cuma 09:28
 
Herkesin kapısının önünü süpür me vakti'dir!
Gölbaşı’nı ben Türkiye’nin model bir kenti olarak görürüm. Gölbaşı’nda olup biten hadisesi sonucu aynı Türkiye gibi yorumlarım… Biraz da ilçemiz başka ilçelere ya da Türkiye’ye model olsun! Niye, Gölbaşı’nda üreten beyinler yok mu? Gölbaşı’nda basit dokunuşlarla yapılacak işler yokmu? Hadi bunları boşverin de en azından yardımlaşma ve dayanışma duygularımızı geliştirecek çalışmalar yapılamaz mı?
Bayram Türkmez Haberi


Toplumsal Yardımlaşma ve Dayanışma duygumuzu artık iyice kaybediyoruz!

 

   Bizim manevi değerlerimiz vardı ve yazılı kanunlar yok iken yüzlerce yıldan süzülerek gelmişti.

 

“Cumhuriyeti Böyle Kurduk..” yazılı afişle dönemin insanlarının elinde tutuğu fotoğrafı bilmeyen yoktur. Birlikteliği, Dayanışmayı, Yokluğu, Mücadeleyi, Milli Duruşu…hepsini içinde barındırıyordu…

 

   Ya da siyah beyaz fotoğraflarla gösterilen imece ile yapılan köy okullarımız…

 

   Camilerde o inançlı insanların elleriyle ibadete açılıyordu! İnşa ediliyordu…

 

    Mezarlıklarına bile herkes gül gibi bakıyor, hatta evlerinin önü yetmiyor birde kapısının önündeki yolu bile süpürerek temizliyordu…

 

     Yani herkes, her konu da  “kapısının önünü süpürüyordu..”

 

      O ruh bu milleti bugünlere getirdi

 

Ve biz, o ruhun kurduğu manevi atmosferin mirasçıları olarak gelecek kuşaklara aynı şekilde aktarmakta zorlanıyoruz.  Demokrasi ve Özgürlükler insanların dayanışmasına, yardımlaşmasına engel değildi. Ancak, onun da içini boşalttılar “bireysel özgürlüğü” toplumsala eş tuttular. Bu durumdan kendilerine vazife çıkaran dinsel ve etnik bölücülerde boş durmadı köklü geleneklerimizi, değerlerimizi ve bizleri bir yapan o ruhu yok etmeye çalıştılar…

 

     Hamdolsun ki özünü yok edemediler ancak hedefinden saptırdılar. Güçleri yetmedi özünden yok etmeye ve yeniden öze dönme tadilatları hızla devam ediyor…

 

     Bu tıpkı, Cumhuriyetin kuruluş ayarlarına dönmesi gibi...O zamanki ruhu yeniden canlandırmaktan başka bişey değil zaten…

 

    Zamanın birlik, dirlik zamanı olduğunu çoğu insan görüyor. Birliğimiz, dirliğimiz olmaz ise uğruna mücadele ettiği ne varsa hepsinin yok olacağının farkına varanlar hergeçen gün artıyor…

 

      İnsanlarımız tembel değil ancak  çoğu kimse birbiriyle yarış eder hale gelmiş! Birbirine bakıp etkileniyor.  Gelecek endişesi yaşarken, ölçüsü para olunca geçmiş değerlerini de silip atıyor…

 

        Başta siyasiler olmak üzere yöneticiler,  insanlarımız için dayanışma, yardımlaşma duygularını geliştirecek çalışmalar da yapabilmeli…Dijital zamanda ya da Bilgi çağında yaşamamız bunlara engelmidir? Bunlar yine ihtiyaç değilmidir!

 

         Gölbaşı’nı ben Türkiye’nin model bir kenti olarak görürüm.  Gölbaşı’nda olup bitenlerin sonucunu aynı Türkiye gibi yorumlarım…Belki de 30 yıllık gazetecilik hayatımda birçok olayı birebir yaşadığım/gözlemlediğim içindir…

 

          Bir FETÖ terör örgütü olayı Gölbaşı’nda bitmemişse, halen etkiliyse Türkiye’de de etkilidir! Diye yorumlarım. Bir Etnik ırkçılık hareketi olan bölücülük olayı Gölbaşı’nda etkili ise Türkiye’de de etkili olduğunu düşünürüm.  Ya da Gölbaşılıların sosyal durumu veyahut ekonomik durumu, siyaset durumu vb. aklınıza gelebilecek herşey…ne ise Türkiye'de de o

 

     İlçemizde,  yerel hizmetlerin geneli de başkalarından görüp uygulamakla gerçekleşiyor, malesef.  İlçemizde kendine özgü olupta Türkiye’ye yayılan bir hizmet sektörü ya da marka yoktur. (Beypazarının kurusu… vd.gibi) var olan doğal markalarımızı da (sevgi çiçeği vs. gibi) iyi bir şekilde değerlendirdiğimizi de düşünmüyorum.

 

    Ve bunların temelinde  Rantiyeci, Hırslı, hatta  etnik ve dinsel bölücülük yapan siyasetçilleri sorumlu tutuyorum. Bu ilçenin kendine özgü çok özelliği var...

 

     Biraz da ilçemiz başka ilçelere ya da Türkiye’ye model olsun!

 

    Niye, Gölbaşı’nda üreten beyinler yok mu? Gölbaşı’nda basit dokunuşlarla yapılacak işler yokmu?  Hadi bunları boşverin de en azından yardımlaşma ve dayanışma duygularımızı geliştirecek çalışmalar yapılamaz mı?

 

    Mesela, Belediyeler mezarlık temizlemek zorundamı? Mezarlığı olan köy/mahalle sakinlerinin ölülerine saygısı kalmadı mı? yoksa!.. Belediye, cami temizliği yapmak zorunda mı? Camiye ibadet için gelen insanların “Temizlik İmandandır..” özlü sözü onlar için yok hükmündemidir!

 

    Bu cami yaptırma ve yaşatma dernekleri vd. var, bunlar ne işe yarar! Okul aile birliği dernekleri var! Bunlar ne yapar? Sadece para mı toplar? Hele ki her Cuma namazı sonrası camilerde yardım çağrıları niye yapılır? Cenazelerde şimdi lokantacılar kazanıyor, sektör oldu! Nerede vardı, cenaze olunca toprağa gömdükten sonra pide dağıtımı gibi yemek vermeler filan.Böyle bir inanç olarakta yok. Uzun yoldan gelenler olursa diye komşular birbirlerinin mutfağına yardım ediyorlardı. Bir dayanışma vardı, komşuluk hakkı vardı.  Şimdi, bir sektör oldu. Üstüne üstlük, Belediyeler çadır kuruyor, çay ocağı kuruyor. Her hizmeti belediye yapıyor. Komşu, o zaman niye komşuluğunu yapsın ki? Komşu, komşunun o zaman niye külüne muhtaç olsun ki? O zaman bir apartmandaki komşu, karşı komşusunu niye tanıma ihtiyacı duysun ki!

 

    Kendi ellerimizle yok ediyoruz değerlerimizi…

 

 Farkındasınız sanırım, artık yardıma muhtaç bir kişiyi gördüğümüz de, “Ya kaymakamlığın, ya da belediyenin” kapısını gösteriyoruz… Veyahut ta gerçekten yardıma muhtaç olsa bile, “nasıl olsa kaymakamlık ya da belediye yardım ediyordur..”diye düşünüp yardımlaşma duygumuzu da azaltıyoruz…

 

    Bizim, vatandaşımız  gelecek endişesi taşıdığı için önceliği “para nasıl kazanırım”! oluyor.

   İyi de gelecek endişesini niye yaşıyor? Ülke politikaları tek başına sorumlu olabilir mi? Yardımlaşma ve Dayanışma duyguları etkili olsa insanlarımız yine gelecek endişesi taşır mı? Herkes kendisinden sorumlu olacağı yerde birbirinden sorumlu olsa yine gelecek endişesi yaşar mı?

 

    Ancak olmaz! Siyaset kurumu bu endişeleri yaşatmalı ki, kendilerine malzeme çıksın! Vaad edebilecekleri bişeyler olsun.

 

     Küçük dokunuşlarla bazı şeyleri değiştirmek lazım.  

       Belediye başkanları cenazelere, düğünlere katılmaktan asli hizmetini yapıyormu tartışılır! İki arada bir derede kalan Belediye başkanı gitse bir türlü, gitmese başka bir türlü duygusunu yaşıyor mu! Vatandaşta biliyor  cenazeye katılmasının, düğünlere katılmasının  belediye başkanının görevi  olmadığını biliyor ancak böbürlenme ihtiyacı var! Değerli! olduğunu böyle hissedecek, iyi de katılınmadık cenaze, gidilmedik düğün sahipleri ne yapacak! Hak, Hukuk, Adalet ise…işte size bir kul/insan hakkı…

 

    Bu konu da da benim bir önerim vardı…Belediye kendi bünyesinde düğün, cenaze ve ilçemize gelen Türkiye yöneticileri için hoş geldin  ekibi oluşturacak. Bu ekip nerede cenaze, nerede düğün varise başkan adına ilk ziyaretleri yapacak,  daha sonra başkan mesai dışında asli görevini aksatmadan evlerine uğrarsa uğrayacak. İlçemize göçen bir yönetici var ise bunu karşılayacak, ilçemizin hoşgörü ve insanımızın sıcaklığını gösterip hemşehri beratını verecek. Tabi, sonucunda bu yetişmiş insanlardan ilçemize birikimlerini de aktarmaları yönünde katkıları da beklenecektir.

 

     Zamanımızı neye harcadığımız önemli!  Bu basit dokunuşlar aslında çok önemli…

 

İlçemizin kendi özgün bir yönetim anlayışını ortaya koyacaktır. Toplumsal dayanışma ve yardımlaşmanın önünü açacaktır. Toplumsal özgüvende etkili olacaktır…Bunlar ve diğer yapılanlarla bir sinerji Gölbaşı sınırlarını aşacaktır…diye düşünüp, buradan da paylaşıyorum.

 

Ve bu paylaşımların çoğalmasını da bekliyorum. Ben buyum ve bu düşünceler bana ait. Bu düşünceler illa ki doğru olmayabilir, doğru da olabilir ancak tek benim söylememle olmuyor.

 

   Fikir yürüten herkesin düşüncelerini paylaşması gerekiyor ki, basit dokunuşlarla yapılacak hizmetlerde buluşulsun...

 

Sevgiler ve saygılar sunarım

Bayram Türkmez

26 Temmuz 2019

 

NOT ; Belediye Şirketi olan BELLAS'la ilgili yazdığım yazıda çok sayıda telefon ve mesaj aldım. Bu konunun ilçe siyasetini yönlendirme de etkili olduğunu söyleyenler oldu, belediye ye hangi destekleri vermiştir diyenler oldu...Bu konu halen gündemimde olup, bazı kişilerle görüşüp bilgi sahibi olduktan sonra yazarak paylaşacağım. Bilgilerinize

Kaynak: (GHA) - Gölbaşı Haber Ajansı Editör: Bayram Türkmez
 
Etiketler: Herkesin, kapısının, önünü, süpür, me, vakti'dir!,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Ankara
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 02.08.2019
Bugün
20° - 32°
Cumartesi
19° - 32°
Pazar
19° - 30°
Ankara

Güncelleme: 02.08.2019
İmsak
03:59
Sabah
05:40
Öğle
13:00
İkindi
16:52
Akşam
20:09
Yatsı
21:43
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı