301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
06 Ağustos 2018 - Pazartesi 12:45
 
Gölbaşı'nın siyasi tabuları bir türlü yıkılamadı!
Bizim, işimiz ne kadar zormuş böyle...Yeniden, fotoğraf makinemi alıp, sahalara inesim geliyor! Suskunluğumuzu başka türlü anlayanlar var, Gazeteciliği de, tüm meslekleri içinde barındırdığını sananlar var...
Bayram Türkmez Haberi


Bizim işimiz ne kadar zor anlamanızın yanında, görüyorsunuzda! 

 

   Gölbaşı gibi böyle küçük yerlerde gazetecilik/muhabirlik yapmanın zorluğunu yaşayanlardanım.  Böyle yerlerde, vatandaş gazeteciyi her meslek gurubuna yakıştırıyor. Oysa, gazetecinin/muhabirinin görevi halkla/dinamiklerle - devlet kurum yöneticileri arasında bir köprü vazifesi gibidir.

 

   Vatandaş derdini anlatır gazeteci yazar, siyasetçi muhalefettir anlatır yazar, iktidar yaptığı hizmetleri anlatır yazar, kamu kurum yöneticileri yaptıkları ve yapacaklarını anlatır yazar. Ancak sıkıntımız siyasetin tam olarak işlevini yapamaması sonucu, yani siyasetçinin görevini yapmaması sonucu vatandaş gazetecilere o görevi yüklüyor. Oysa, gazetecinin öyle bir görevi yok ancak vatandaşlar, gazeteciyi  siyasetçi yapıyor, polis yapıyor, savcı, hakim gibi birçok meslek guruplarına yakıştırıyor. Oysa farkında değil ki, düzene ve sisteme ne kadar zarar veriyor.

 

   Herkes işini düzgün yapmak için çaba sarfetse, gazetecilere böyle ihtiyaç duymayacak ve görevini suiistimal edenlere de fırsat vermeyecek. Neler yaşıyor, neler başından geçiyor vatandaşların ancak siyasetçilerin suskunluğu belki de onları gazetelere yönlendiriyor.

 

   Diyeceksiniz ki, vatandaşlar gittiği her gazete ve gazeteciye bunları anlatıyormu, yazdırıyor mu? Anlatabilir ancak her gazeteninde herşeyi yazdığını sanmıyorum. Çoğu da şartların zorluklarından dolayı iktidar yöneticileri ile ters düşmek istemiyor. Ya da iktidar yöneticilerinden akli selim olanlar  var ise bu tür şikayetlerin kendi yüklerinin hafifleteceğini düşünüyor.

 

    Sonucunda yerel gazetecilik gerçekten zor. Zorluğu şudur, bizler burada 50 yıldan beri ikamet ediyoruz. Herkesi tanıyoruz, yakınlığımız var. Bir ahbap çavuş ilişkimiz, arkadaşlığımız, dostluğumuz var. Bunları bir kenara bırakmak zorunda kalıyoruz. Özellikle siyaset yapan tanıdık, arkadaş ve nazımız geçen insanlar var. Bunların birçok yanlışları var. Hatırları ve hatıraları var diye susmak zorunda kalıyoruz. Onun içinde kendimizden bişey katıp yazmıyoruz. Ancak, vatandaş  siyasetçiyi atlayıp gazeteciye gelince vicdanen sorumluluk yükümüzün arttığını görüyoruz.

 

     Aslında  hep yazdım, kendimden yazdım, vatandaşın şikayetinden yazdım,  3-4 yıldan beri emekli oldum, matbaa gazetesini çıkarmıyorum ve sadece internet –sosyal medya üzerinden gazetecilik yapmaya çalışıyorum.  Böyle emeklilik ruh haline girince de kimseyle kötü olmak istemiyorum diyorum ancak vicdanımın kabul etmediği  şikayetleri de gündeme taşıyorum. Vatandaşların her türlü şikayetlerini gündeme alıyorum ancak dedikodu mahiyetinde, kaynağı sağlam olmayan ya da belgesiz olan hiçbir iddiayı da  gündemi me alsamda kamuoyu ile paylaşmam. Yılların vermiş olduğu tecrübe de böyle gerektiriyor.

 

    Benim işim zor diyorum ya,  bunu ben yaklaşık 4 yıl önce de yazmıştım. Başkan Fatih Duruay, mahalleden, çocukken işyerinden, okuldan sınıftan, sıra arkadaşlığından, askerden mektup arkadaşlığından, askerden sonra da zaten siyasete girdiği andan itibaren gazetecilik hayatımda hep desteklemişimdir. Bir arkadaş olarak gördüm ve halen öyle görüyorum. Şimdi, bu arkadaşın hatırına adaletsiz davranan,  hak hukuk yiyen, yediren gibi haksızlıklar yapan yöneticileri varsa, sessiz kalmamız mümkün mü! Kalamayız. Hiçbir vicdan kabul etmez, eden vicdan da gelecekse rahat uyuyamaz. Onun için böyle olumsuzluklar geldiği zaman önümüze yazıyoruz.

 

   Yazmadıklarımız oluyor mu, derseniz oluyor.  Ancak, bu yazmadıklarımız suç teşkil etmeyenler ancak etik olmayanlar olup, bu da siyasetçilerin açıklamalarına bağlı olarak gelişecek konular. Biz siyaset yapmıyoruz, siyaset yapsak  malzeme çok. Ancak, bunlar siyasetçinin işi olup, ilçemizdeki siyasetçiler zaten ilçemiz sınırlarını aştıkları için genelde Türkiye konularını gündemlerine alıp konuşup, anlatıyorlar. Bu da bir yöntem işte…Neyin yöntemi derseniz, en azından konuşanlar var. Esas sıkıntı   yerel seçimler gelmeden önce siyasi plan ve projelerin yapıldığıdır. Maalesef böyle ve bundan en çok Gölbaşı zarar görüyor, başkan zarar görüyor, gelecek güzel çalışmalar zarar görüyor. Bu her dönem var. Her seçim bittiğinde, önümüzdeki seçimin planları hazırdır belli siyasetçiler/bürokratlar! arasında, bunlar planlar ve 5 yıl onun üzerinden yürürler. 

 

      Bu planlar arasında kimlerin yeniden siyaset yapacağı, kimlerin birim müdürleri olacağı, kimlerin başkan yardımcılığı, kimlerin hangi ihalelerde söz sahibi olacağı, kimlerin hangi basını ne şekilde destekleyeceği, kimlerin hangi teşkilatta ne gibi görevler alacağı, kimlerin gelecekte meclis üyesi olup olmayacağı …gibi birçok kendi alanında görüşmeler ve planlamalar yapılır. Onun üzerinden de yürünür. Artık bu planların ne kadar tutar bilemem!Maalesef  acayip çalışan bir siyasi örgüt! var. Bunlar için parti filan farketmiyor, bunlar kimi zaman hemşehricilikte buluşuyor, kimi zaman dinsel, kimi zaman etnik kimliklerin ortak yerlerinde buluşuyor.

     Sonucunda kendi menfaatleri için çalışıyorlar ancak birilerini de  doğrudan temin ya da alınan ihaleler ile ihya ediyorlar. İşte benim ilgimi çeken burası.  Verilen/Alınan ihaleler ile ya da direk alımlarla kimi ihya ediyorlar! Bu ihya edilenler arasında etnik ve dini odak temsilcileri ya da bu temsilcilere hizmet edenler var mı? Ben olayın bu tarafı ile ilgileniyorum. İhya ettikleri insanlar bu milletin birliği, dirliği için mi, devletin bağımsız bütünlüğü için mi mücadele ediyor yoksa dinsel ve etnik olarak dolaylı ya da dolaysız olarak hainlik edenlere mi! 

 Tabi, bunlar bizim asli görevimiz değil ancak  mesleğin vermiş olduğu bir merak, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk, bu milletin birliğini, dirliğini isteyen bir insan olarakta vicdani duruşumuz.

 

   Bu konularda arkadaşlık, dostluk, yakınlık ne kadar etkili derseniz! Cahilliğinden olsa bile birliğimize, dirliğimize zarar verdikten   sonra nazarımda etkisi çok. Zira, uyar uyar nereye kadar! 

 

    Ancak, herkes işini düzgün yapsın diye bağırıyorsak, bizlerde  işimizi düzgün yapacağız.  Yapılmasının önünde de kimse engel olup, baskı aracı olarak bazı şeyleri kullanmayacak.  Bizim kavgalarımız sokaktaki çocukların kavgalarına benzemez.  Köklü, en tepeden, en ayağa kadar birçok etkileşim alanı oluşturur. Onun için de yerelde yaptığımız ve yapacağımız haberler ve yorumlar kaynak sağlam olmadan gündeme getirmeyiz.

 

      Ben bu meslekte  artık internet ortamını bile bitirmek istiyorum. 2019 yerel seçimlerine kadar iyi kötü böyle  götürüp, düşüncelerimizi ve haberlerimizi halkımızla paylaşarak, seçimlerde en azından bu halka şikayet etmeyecekleri ortam oluşturabilirsek, bunda bizim de bir katkımız olursa  iyi olur. Siyaset yapan ve  yapmak isteyipte, sesini duyuramayan o kadar  güzel insan var ki, biz bu insanların sesi olacağız ve sizlere bunların kendilerini anlatma, tanıtma fırsatını da sunuyoruz/sunacağız.

 

      Gölbaşı’nda bazı tabuları yıkıldı  ve bazılarının da  zamanı geldi de geçiyor. Bunlar belki zaman içinde sistemle birlikte yok olacak ancak sistemin zayıf noktalarından yararlanarak  kendi menfaat çetelerini kuran siyasiler ve bunların uzantıları  ile  bu seçime kadar siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik vs. vs. olarak ta mücadele verilmez ise  değişen bir şey olmayacak.

 

      Bizler de, siyasetçinin işine müdahale etmeden yine siyasetçilerin birbirleri ile olan eylem ve söylemlerini gündeme getirmek için burada olacağız. Bazı arkadaşlarımızın siyaset sahnesinde yerini alması içinde çaba sarfedeceğiz ki, yeniliklere açık olalım.

 

      Şimdi, bu konu nereden böyle çıktı derseniz, bu yazıyı 1 ay önce yazmıştım sıradaydı ve şimdi gündeme taşıyorum. Arşivde fazla yazım birikmeye başladı. Sonucunda güncel olup, kendimizi de anlatma ihtiyacı duyuyoruz. Demek ki, halkımızla paylaşma günümüz bugünmüş!

 

      Böylelikle zor şartlarımızı vatandaşlarımıza da hatırlatmak zorunda kalıyoruz ve diyoruz ki kimse kaldıramayacağı bir yükün altına girmesin, ister siyasette, ister bürokrasi de, isterse sosyal, kültürel yaşamda…Bu yükün altında  sadece kaldıramayanlar kalmıyor, onları sevenler, eş,dost, akraba, arkadaş…Ne varsa, kim varsa onlarda o yükün altında eziliyor maalesef…

  

    

Selam ve Saygılarımla

06 Ağustos 2018

Bayram Türkmez

Kaynak: (GHA) - Gölbaşı Haber Ajansı Editör: Bayram Türkmez
 
Etiketler: Gölbaşı'nın, siyasi, tabuları, bir, türlü, yıkılamadı!,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Ankara
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 02.08.2019
Bugün
20° - 32°
Cumartesi
19° - 32°
Pazar
19° - 30°
Ankara

Güncelleme: 02.08.2019
İmsak
03:59
Sabah
05:40
Öğle
13:00
İkindi
16:52
Akşam
20:09
Yatsı
21:43
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı