301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
03 Temmuz 2019 - Çarşamba 06:41
 
Gölbaşı'da doğru bildiğimiz yanlışlar üzerine...
Gölbaşı'da işgalciler konusunda şikayetler çogalırken, işgal edenlerde dert yanıyor. Gölbaşı Emirler mahallesinde mera alanlarını dikenli tellerle çeviren vatandaş koyunlara verdiği zararları da ödeyecek mi! diye düşünen yok! Ya da, sağlıklı beslenmemize engel olunduğu konusu hiç gündeme gelmiyor ya hayvanların beslenme, yaşam hakları ne oldu! diye soranlarda olmalı...Yerel Gazeteleri çok sesli olmasını engellemek ilçeye verilen en büyük zarar! Bakmayın biz emekli olduk, çok kişi üzerinde hakkımız var da ondan dolayı nazımız geçiyor, rahat yazıyoruz!..
Bayram Türkmez Haberi


   Kanuna uyma, kanuna uydurma sonra da çıkıp vatan, millet, devlet…edebiyatı yap olmaz ki böyle!

 

Anayasaya, yasaya , mevzuatına kadar öncelikle Milliyetçiyim, Ulusalcıyım, Vatanseverim, Milletseverim…diyen insanlar uyacak.  Ulusal yasaları  ve Uluslararası sözleşmelerin bu devletin, milletin ne kadar lehine olup olmadığını takip edip, sorgulayacak.  Bu kavramları savunan ve taşıyan insanlar bu özellikleri de taşımak zorunda yoksa kendisiyle çelişki halinde olur. Demokratım diyen insanlar, yine kanunların insan hakları konusunu yine yasalar çerçevesinde gündemine alır.

 

    Yani, her ne yaparsak yapalım bu ülkenin varlığını, bu milletin yapısını oluşturan, düzenini sağlayan  Anayasa, Yasa ve diğer mevzuat gibi konuların bilinmesinden, eksik yönlerinin tamamlanmasından, fazla yönlerinin çıkarılmasından gelir.  Uymayanları da, uydurmaya davet etmek her vatandaşın da  görevidir.

 

     Bu durum siyasetçinin de aynı zamanda asli görevidir.  

 

     Gölbaşı’nda Emirler Mahallesi olmak üzere, Karagedik, Bezirhane, Karaoğlan, Yağlıpınar veya Haymana Yolu dış mahalleleri taki Oyaca’ya kadar bir sorun gündeme geliyor. Meraların işgal edilmesi konusunda, işgalcilere karşı para cezaları yazılmış. Mera denince aklımıza hayvanların otlak yeri, hayvanların aç karnını sağlıklı şekilde doyuracağı alanlar geliyor. Zira, bu hayvanların çoğu da ya kurban bayramında ya da günlük hayatta kesilerek et olarak bizim midemize iniyor.  Bu hayvanlar sağlıklı beslenirse, bizlerde sağlıklı et yemiş oluyoruz. Yaylım hayvanları dediğimiz, etinin, sütünün, peynirinin hatta tereyağının bile renginin değişik olduğu, daha sağlıklı olduğu konusunu tartışmaya gerek yok.

 

    Şimdi,  bazı vatandaşlar kendilerinde cesaret bularak gitmiş bu mera alanlarını çevirmiş, kendi yerleri gibi kullanıyor. Bu otlak yerlerini çeviren vatandaşlara ilgili bakanlık Valilik aracılığı ile cezaları yazmış. Emirler ne durumda bilmiyorum, geçen gün hayli şikayet geliyordu. Ve bu cezaları tebliğ alan vatandaşlar da şimdi dert yanıyor ve başta Belediye Başkanı Ramazan Şimşek olmak üzere, cezaların uygulanmaması için çalmadık kapı bırakmıyor.

 

     Şimdi benim gibi ters düşünen insanlar zaten çoğu siyasi ile de  geçinemez, bizlerde, böyle yasalara uymayan insanlarla da geçinemeyiz. Vatandaşa şunu sormak lazım. “Sen burayı bile bile işgal ettin, hayvanların haklarını gaspetmekle kalmadın, insanlara sağlıklı yiyecek yenmesini de engelledin. Bunun kanunlar nezdinde bir cezası var. Bu cezayı ödemekle kurtuluyorsan yine de şanslısın. Çünkü, insanların sağlığını da belki tehdit eden bir iş yaptın. Artık toplum nezdinde sosyal uçurum yarattığın nufüz zenginliğini böyle kullanarak insanlar üzerinde devletine karşı olumsuz/zaafiyet etkisi de oluşturduğun aşikardır. Bu mera alanlarını çevirenlere bakarsan köyünde/mahallesinde kıyıda köşede duran gariban değildir, onlara yedirmezler! zaten.

 

    Şimdi, bir taraftan meraların işgal edildiğinin şikayeti var, bir taraftan meraları işgal edenlere verilen para cezalarının şikayeti var. Burada herkes öncelikle elini vicdanına koyacak, sonra kanunlara bakacak, sonra bu devleti, bu milleti düşünecek ona göre konuşacak.

 

    Ceza geldi diye gerek belediye başkanına, gerek diğer siyasilere dert yanan insanlara da “kanuna herkes uymalı, herşeyin bir bedeli varsa, bunun bedeli de böyledir, bu cezalar ödenecek ki bu devlet var olsun, bu millet daim olsun! diyecek siyasetçi de az çıkar sanırım…

 

       Tabi, sadece mera değil ki, Belediye imar geçirmiş yollar, yeşil alanlar açılmamış, duruyor. Bu yolları ekenlere de cezalar yazılması lazım. Geçen gün yine başta Karaoğlan, Oğulbey olmak üzere Haymana Yolu tarafından Hacılar dan tutun Oyaca’ya kadar bu konu da gazetemize o kadar çok şikayet yıllardan beri geliyor. Belediye yetkilileri madem imar yapıyorsunuz yolları niye açmıyorsunuz! Sizin orada eksik hizmetiniz olduğu belli de, vatandaşa da şunu sormak lazım. “Bu yollarda her insanın yürüme hakkı, geçme hakkı var. Bunu niye gaspediyorsunuz. Bu yollar açılsa altyapı hizmetleri daha çabuk gelecek belki de, yerleşim alanları daha da genişleyecek…vb. birçok yararları olacak. Sadece, yollar değil ki imarda ayrılan kamu alanları, yeşil alan, parklar bile sürülüyor.

 

   Bu konu da nasıl bir yaptırım uygulanır, vatandaşların vicdanlara seslenen iyi bir siyasetçi bulmak güç olabilir ancak yasalara uymaya davet eden siyasetçilerde olabilmelidir.

 

      Bu tür sorunlar sadece mahallelerde etki yapan topluma yansıyan konular değil aynı zamanda insanların devletine inancının, adaletine güvensizliğin işaretlerini oluşturuyor. Bu basit gibi görünen ancak yığınaklar halinde ciddi sorunlar üreten konulardır.

 

 

///                                  ///                                           ///

 

 Ben, yerel basın mensubu olarak geçmiş belediye başkanlarının başarılarının temelinde  “yerel basının etkisi nedir?” diye baktığımda muhalefet partilerininin söylemlerini, hatta muhalif yazılar yazan gazetelerin yayınlarını görüyorum. İlçemize geriye doğru baktığımızda belediye başkanları içerisinde en fazla iz bırakanlardan Yakup Odabaşı’nı görürsünüz. Bugün bile Belediye yönetiminde çok etkili bir kadrosu vardır.  Ancak, Yakup Odabaşı’nın  verimli çalışmasını, iz bırakmasını sağlayanların başında yerel basın geliyor.

 

    Yakup Odabaşı döneminde  (yeni çıkan) yerel basının çoğu AK Parti iktidar destekçisi olup, belediye hizmetlerinde nerede ne eksiklik var, nerede ne yapılması gerekiyor! Hemen yazıyorlardı. Büyükşehir Belediyesi nin işlerine karışmasını bile yazıyordu. Bu muhalif yazılar belediye birim müdürlerini harekete geçiriyor ve bu görevlilerinde çalışmasını sağlıyordu. Aslında, Başkan Odabaşı’nın elini de rahatlatıyordu birçok konu da…Aşamadıkları konuları böylelikle yerel basın sayesinde aşıyorlardı.

   Yerel gazetecilerde sahadaydı, kendi ürettikleri haberleri yapıyorlardı. Bu basın açısından da güzeldi.Ancak tabi ekonomik olarak yerel basının sorunlarıyla ilgilenen yoktu.  İlk 3-4 yıl böyle gitti, bunun etkisi olumlu oldu. Bugün halen Odabaşı izi var ise bu çokseslilikten kalanlar sayesindedir.

    Odabaşı dönemi sanırım son 1 yıl kala  bu muhalif basınla da konuşuldu ve tek ses çıkması yönünde çalışmalar yapıldı. Bunda da başarılı olundu. Yerel gazetelerde, belediye basın bürosundan  çıkan haberlerin yapılması istendi. (Bu durum diğer haberlerin yapılmasına da engel değildi)Hazır haberler gazetecilerin önüne gelecekti ve onlar yazacaktı. Ve belediye yöneticileri de basına birşekilde ekonomik destek sağlayacaklardı. 

    Böyle de oldu, Zaten zar zor ayakta duran, muhabir çalıştırmakta güçlük çeken yerel gazeteciler artık kendi imkanları ile haber yapmayı bıraktı, belediyenin basın bürosundan gelen haberleri virgülüne dahi dokunmadan yazdı. Bu durum hem yerel basın açısından, hem belediye hizmetleri hem de Gölbaşı açısından çok olumsuzluklar oluşturdu. Yerel basın muhabirleri belediye haberleri konusunda hiç belediye ye uğramaya bile ihtiyaç duymuyor,  eleştiri anlamında artık bişey de olmayınca birim müdürleri de rahatladı.

 

     Yerel basının ekonomik şartları böyle bir yön almasına neden olurken, bu durum yerel yöneticilerinde işine geldi. Aslında hem yerel basına, hem de kendilerine çok zarar veriyorlardı ancak onlar için önemli olan “olumsuz” bişey duymamaları, kendi bildikleri yolunda ilerlemekti…

 

    O gün bugündür yerel basına belediye tarafından gönderilen haberler aynen gündeme gelmektedir. İşin kötü tarafı tüm gazeteler aynı başlığı, aynı haberleri virgülüne dokunmadan yazıyor. Yerel basın ekonomik sorunlarını aşsa zaten kendi muhabirleri ile kendi haberlerini üretecek ancak bu sorunlar hep oluyor. Bakmayın siz bize, biz hep “baba mirası yiyerek”  ayakta kalabildik ondan dolayı biraz farklı bakıyoruz.

 

     Belediye basın bürosundan geçilen haberleri genelde çok özel bulmadıkça yapmıyoruz. Bize göre haberlerin içinde kamu yararı bilgiler olması lazım. Belki de yerel basının varlığını vatandaşlara yaşatmanın yolunu böyle bulduk…Ha tek gazete, ha 5 gazete aynı başlığı atıp, aynı haberleri yapıyorsa olumlu ve olumsuz taraflarını da sizler düşünün…

 

      Gölbaşı’nda yerel basının güçlenmesi ve özgür hareket etmesi için belediye meclisi de bir araştırma önergesi versin de neler yapabilirler onun üzerinde bir rapor hazırlamalı bana göre…

 

İlçemizde matbaa gazetelerinin ayda bir çıkmasının zorluğu bile yaşanırken, internet gazeteciliğinin alıp başını yürüdüğü bu ortam da hangilerinin daha yararlı olup olmadığı, kitlelere nasıl ulaşıldığı ve etkileri konusunda da görüşler lazım…

 

Selam ve Saygılarımla

Bayram Türkmez

3 Temmuz 2019

Kaynak: (GHA) - Gölbaşı Haber Ajansı Editör: Bayram Türkmez
 
Etiketler: Gölbaşı'da, doğru, bildiğimiz, yanlışlar, üzerine...,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Ankara
Az Bulutlu
Güncelleme: 18.09.2019
Bugün
15° - 30°
Perşembe
13° - 29°
Cuma
12° - 25°
Ankara

Güncelleme: 17.09.2019
İmsak
04:58
Sabah
06:24
Öğle
12:50
İkindi
16:18
Akşam
19:04
Yatsı
20:23
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı