301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
28 Ağustos 2017 - Pazartesi 15:27
 
FİKRİMİN İNCE GÜLÜ!
“Fikrimin ince gülü” şiirinin yazarı hakkında hiçbir bilgi yok; adını da, başka şiirlerinin olup olmadığını da bilmiyoruz ne yazık ki! Şiirin bestekârı Muallim İsmail Hakkı Bey (1865-1927) döneminde mi, yoksa daha mı önce yaşadığı konusu da öyle; belirsiz yani, doğal olarak.
Misafir Yazar Haberi


                  FİKRİMİN İNCE GÜLÜ!                                                      

                                                                                                                                     Ferruh SİDAR                                    

                                                        

 

     “Fikrimin ince gülü” deyişiyle şair, sevdiğinin güzelliğini düşüncelerinde yarattığını ve onun yerinin ne kadar ayrıcalıklı olduğunu - estetik bir değerle- dillendiriyor. Yüreğindeki yansımayı da arkasından: “Kalbimin şen bülbülü,” diye aktarıyor aynı değerle…

     “Fikrimin ince gülü” şiirinin yazarı hakkında hiçbir bilgi yok; adını da, başka şiirlerinin olup olmadığını da bilmiyoruz ne yazık ki! Şiirin bestekârı Muallim İsmail Hakkı Bey (1865-1927) döneminde mi, yoksa daha mı önce yaşadığı konusu da öyle; belirsiz yani, doğal olarak.

    

     Yukarıdaki girişi gelişmede, gelişmeyi de sonuç satırlarında harmanlayarak sanatın ayrıcalıklı yollarında gezmeyi denemek istemiştim doğrusu. Bu güzel şiirin büyüsüne kapıldığım saatlerde aklıma Karacaoğlan’ın:  “Ben güzele güzel demem, güzel benim olmayınca,” dizesi takıldığı için vazgeçtim düşüncemden. Ve kıyafetleri nedeniyle tüm taşıt araçlarında, parkta, yolda, metroda; kısacası her yerde saldırıya uğrayıp taciz edilen; dahası, kimilerinin yardım dileğinde bulunduğu (görevi, insanları korumak olan) polislerden -kıyafet eleştirisiyle- yumruk yiyen, yine; birliktelik veya evlilik sağlanıncaya kadar eşlerinden iltifat gören, fakat daha sonra aşağılanıp dövülen ve de öldürülen kadınlarımıza dair bazı anımsatmalarda bulunmayı hedefledim. Girişten sonraki satırları birleştirirsem eğer, Türkiye’de yaşayan her iki kadından birinin fiziksel veya cinsel şiddet gördüğü gerçeğinin yanında diğer bilgileri de utanarak paylaşmak istedim.

 

       Güzel yurdum cinsiyet eşitliğinde 142 ülke arasında 125’inci sırada; son on yılda yirmi basamak gerileyerek Tunus ve Bahreyn’in ardından yeni koltuğuna yerleşmiş bulunuyor!

      Yaşamının herhangi bir döneminde eşi veya eski eşi tarafından fiziksel şiddet gören kadınlarımızın oranı % 39,5 (son iki ayda % 9,9)

      Kentte fiziksel şiddet oranı % 38, kırsalda ise % 43

      Sadece eğitim düzeyi düşük olan kadınlar şiddete maruz kalmıyor, eğitim düzeyi yüksek olan kadınlar arasında bile her 10 kadından 3’ü eşinden fiziksel veya cinsel şiddet görüyor.

      Yaşadığı şiddeti kimseye anlatmayan kadınlarımızın oranı % 48,5

      Kadınların % 7’si çocukluğunda (15 yaş öncesi) cinsel istismara uğruyor.

      2002 – 2015 yılları arasında cinayete kurban giden kadın sayımız 5406.

     Türkiye’de okuma yazma bilmeyen 5 kişinin 4’ü kadın. Kadınlarımızın siyasete katılımı ise Ruanda’dan kötü…

    

    “ (…)

    Ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen

    Ve soframızdaki yeri

    Öküzümüzden sonra gelen

     …

    Kadınlar,

    Bizim kadınlarımız”

    N.H.R

 

Kaynak: (GHA) - Gölbaşı Haber Ajansı Editör: Bayram Türkmez
 
Etiketler: FİKRİMİN, İNCE, GÜLÜ!,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Ankara
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 20.07.2019
Bugün
15° - 28°
Pazar
15° - 28°
Pazartesi
15° - 29°
Ankara

Güncelleme: 20.07.2019
İmsak
03:41
Sabah
05:29
Öğle
13:00
İkindi
16:55
Akşam
20:21
Yatsı
22:01
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı